Hepsi
Çocuklar için İngilizce
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce
Popüler Günlük İngilizce
Popüler İngilizce Gramer
Popüler İngilizce Şarkılar
Popüler Paylaşımlar
Generic selectors
Exact matches only
Ara
Search in content
Post Type Selectors
Lütfen Dil Seçin
English
Türkçe
Português
عربي
日本
Tiếng Việt
한국어
Popüler Paylaşımlar
Hepsi
Çocuklar için İngilizce
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce

Değişimle Alakalı İngilizce Deyimler

Herakleitos, değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğunu söyleyerek insanın ve evrenin sürekli bir dönüşüm halinde olduğunu vurgular. Bu döngüde dönüşen yalnızca insanlar ya da olaylar değil, kelimelerin kendisi de bu akışa dahildir. Peki, değişimi yalnızca “değişmek” diyerek değil; daha katmanlı, daha derin bir anlatımla ifade etmek mümkün müdür? Bugün sizlerle, değişimi düz bir ifade olarak aktarmak yerine onu bir deneyim ve bir dönüşüm olarak yansıtan İngilizce deyimleri inceleyeceğiz.

EnglishCentral ile İngilizce Öğren

İngilizce öğrenirken kendi ihtiyaçlarınıza ve seviyenize odaklanmak en büyük önceliklerden biridir. EnglishCentral, kullanıcılarına İngilizce öğrenme sürecinde kişiselleştirilmiş, kapsamlı ve etkili bir destek sunan, zengin içeriklerle donatılmış bir dil öğrenme platformudur. EnglishCentral üzerinden uzman öğretmenlerimizle 7/24 özel ders yapabilirsiniz. Özel derslerinizde öğretmen, konu, tarih ve saat seçimi tamamen size aittir. Bire bir derslere ek olarak grup dersleri ile dünya üzerinden kullanıcılarla bir sınıfta buluşabilir ve ders yapabilirsiniz.

EnglishCentral, özellikle dinleme, konuşma, telaffuz ve kelime dağarcığı gibi temel dil becerilerini geliştirmek için tasarlanmış videolar ve interaktif alıştırmalar ile kullanıcıların İngilizce’yi daha doğal ve keyifli bir şekilde öğrenmelerine yardımcı olur.

EnglishCentral’ın en dikkat çeken özelliklerinden biri, kullanıcılarına dünya genelinde popüler olan film sahneleri, müzik videoları, röportajlar, haber klipleri ve eğitici içeriklerden oluşan geniş bir video kütüphanesi sunmasıdır. Bu sayede, kullanıcılar ilgi alanlarına hitap eden videoları seçerek öğrenmeyi daha eğlenceli ve kişisel hale getirebilirler. Videoların yanında sunulan altyazılar sayesinde hem dinleme hem de okuma pratiği yapılabilir, böylece öğrenciler dili doğal bir akış içinde öğrenirken anlama becerilerini güçlendirebilirler.

Platform ayrıca, her video için sunulan interaktif quizler, kelime alıştırmaları ve telaffuz çalışmaları ile öğrenmeyi pekiştirici deneyimler sunar. Örneğin, kullanıcılar videoda geçen yeni kelimeleri öğrenir ve anlamlarını pekiştirmek için interaktif testler çözebilirler. Aynı zamanda, kelime dağarcığını geliştirmek amacıyla video içindeki önemli terimler belirginleştirilir ve anlamları açıklanır, böylece kullanıcılar yeni kelimeleri doğal bir bağlam içinde öğrenme imkanı bulurlar.

Değişimle Alakalı 25 İngilizce Deyim

İşte değişimi ifade etmek için kullanılabilecek 25 farklı İngilizce deyim!

The Winds of Change

Anlamı:Yaklaşmakta olan değişimin hissedilen ipuçları.

Örnek: The creation of AI brought with it the winds of change to the human mind.

(AI’ın yaratılması, insan zihninde değişim rüzgarlarını beraberinde getirdi.)

Change is on the Horizon

Anlamı: Çok yakında gerçekleşmesi beklenen değişimler.

Örnek: If I ever get this job, I know that change is on the horizon.

( Eğer bu işi kaparsam değişimin çok yakında olduğunu biliyorum.)

A Paradigm Shift

Anlamı:Düşünce biçiminde yaşanan kritik ve radikal bir değişim.

Örnek:Social media has caused a paradigm shift in human communication.

(Sosyal medya, insan iletişiminde radikal bir değişikliğe neden oldu.)

A Tipping Point

Anlamı:Bardağı taşıran son nokta.

Örnek:That one lie became a tipping point in their relationship.

(O bir yalan, ilişkilerinde bardağı taşıran son nokta oldu.)

Turn the Tide

Anlamı:Gidişatı tümden değiştirmek, yoluna sokmak.

Örnek: My new motto really helped with turning the tide of my life.

( Yeni hayat felsefem gerçekten işleri yoluna koymama yardım etti.)

A Sea Change

Anlamı:Birinin ya da bir şeyin büyük bir değişim geçirmesi.

Örnek: After graduation, she made a sea change in her appearance.

( Mezuniyetten sonra görünüşünde büyük bir değişiklik yaptı.)

Shake Things Up

Anlamı:Düzeni alt üst eden bir değişiklik yapmak.

Örnek: I decided to shake things up in my monotonous life by going out for a party.

( Monoton hayatıma biraz hareket katmak için partiye gitmeye karar verdim.)

Flip the Script

Anlamı:İşleri beklenmedik bir şekilde tersine çevirmek.

Örnek: Everyone thought she wouldn’t be able to do it, but she flipped the script and surprised them.

( Herkes yapamayacağını düşünüyordu ama o senaryoyu tersine çevirip herkesi şaşırttı.)

Turn the Tables

Anlamı:Rolleri tersine çevirerek üstünlük sağlamak.

Örnek: After a long argument, she managed to turn the tables.

( Uzun bir tartışmanın ardından olayı tersine çevirmeyi başardı.)

Change Gears

Anlamı:Strateji veya yön değiştirmek.

Örnek: You should change gears if you want to be successful.

( Başarılı olmak istiyorsan strateji değiştirmelisin.)

A Change of Pace

Anlamı:Rutin dışına çıkmak.

Örnek: She was freaked out because her friends wanted a change of pace.

(Arkadaşları rutini değiştirmek istediği için çıldırmıştı.)

Turn Over A New Leaf

Anlamı: Yeni başlangıç yapmak.

Örnek: After a long-term recovery, she managed to turn over a new leaf.

( Uzun bir iyileşme süreci sonrası hayatında yeni bir sayfa açmayı başarabildi.)

Turning the Page

Anlamı: Yeni bir sayfa açmak.

Örnek: I am turning the page and focusing on my future from now on.

( Artık geçmişi arkada bırakarak, geleceğime odaklanıyorum.)

Starting from Scratch

Anlamı: Sıfırdan başlamak.

Örnek: I had to start from scratch because I lost everything.

( Her şeyimi kaybettiğim için sıfırdan başlamam gerekti.)

Out With the Old, In With the New

Anlamı: Eskiyi geride bırakıp yenisini benimsemek.

Örnek:Out with the old, in with the new; she really needed that fresh start.

(Eskiyi bırakıp, yeni şeyleri benimsemesi gerekiyordu ; gerçekten yeni bir başlangıca ihtiyacı vardı.)

Reinvent Oneself

Anlamı: Baştan yaratmak.

Örnek: If you are not feeling confident about your life, you can always reinvent yourself.

(Hayatına dair kendini iyi hissetmiyorsan, her zaman yeniden başlayabilirsin.)

Blow Away the Cobwebs

Anlamı: Fiziki ve zihinsel olarak yenilenmek

Örnek: After work, a cup of warm tea could blow away the cobwebs.

(İşten sonra biraz sıcak çay içmek zihne iyi gelebilir.)

Turn A Corner

Anlamı: İlerleme kat etmek , zor bir şeyi atlatmak.

Örnek:My hard work finally paid off, and I turned a corner in my business.

(Yoğun emeklerim sonunda karşılığını verdi ve işimde zor günleri geride bıraktım.)

Take Shape

Anlamı: Yavaş yavaş netleşmek, daha açık ve kesin bir şeye dönüşmek.

Örnek: Our next plan is starting to take shape.

( Planlarımız yavaş yavaş şekil almaya başladı.)

Move the Needle

Anlamı:Küçük ve yüzeysel değişimler değil daha büyük farklar yaratmak.

Örnek: This policy might move the needle on climate change.

(Bu tedbir iklim değişikliği konusunda farklar yaratabilir.)

Move Up the Ladder

Anlamı: Kariyerde ya da hayatta yükseltecek değişimler geçirmek.

Örnek:My professor’s recommendation helped me move up the ladder.

( Profesörümün referansı kariyerimde yükselmeme yardım etti.)

A Breath of Fresh Air

Anlamı: Ferahlatan yenilikler, değişimler.

Örnek:My new haircut is a breath of fresh air, I feel much better now.

( Yeni saç kesimim adeta ferahlattı beni, şimdi kendimi daha iyi hissediyorum.)

A Change of Heart

Anlamı: Fikir ya da inanç değişimi.

Örnek: If I had a change of heart, I would not be here right now.

( Eğer fikrimi değiştirseydim, şuan burada olmazdım.)

Change Your Tune

Anlamı: Fikrini ya da tavrını tamamen değiştirmek.

Örnek: She immediately changed her tune after she heard the event was crowded.

(Etkinliğin kalabalık olduğunu duyunca hemen fikrini değiştirdi.)

To Be In Flux

Anlamı:Sürekli fikir veya ilgi alanlarını değiştirmek.

Örnek:Most people in their teenage years experience being in flux.

( Ergenlik yıllarında çoğu insan sürekli bir değişim hali içindedir.)

Değişimle Alakalı İngilizce Deyimler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Deyimleri ve kullanım amaçlarını öğrendiğimize göre gelin şimdi bunlarla alakalı sıkça sorulan sorulara bir bakalım.

İngilizce deyimler için birebir çeviri kullanılabilir mi?

Hayır. Deyimler anlam olarak çevirilmelidir. Kelime kelime çeviri anlam kaybına sebep olur.

Bu deyimleri öğrenmenin en iyi yolu nedir?

İngilizce deyimleri ezberlemek tek başına yeterli değildir. Öğrenmenin en etkili yolu gerçek bağlamlarda duymak ve pratik yapmaktır. EnglishCentral, deyimleri günlük hayattan videolar ve konuşma pratiği ile sunduğu için hem anlamlarını hem de kullanımını kalıcı hâle getirir.

“Starting from Scratch” deyimi hangi durumlarda kullanılır?

Bir proje, kariyer, ilişki ya da hayatın herhangi bir alanında geçmişten gelen hiçbir avantaj olmadan yeniden başlanılan durumlarda kullanılır.

“To be in flux” ne anlama gelir?

Sürekli değişim hâlinde olmak, netleşmemiş ve geçici bir süreçten geçmek anlamına gelir.

Öğrendiklerinizi pratiğe dökmek ister misiniz? İngilizce öğrenmek için ihtiyacınız olan her şeye tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz! 25 dakikalık bire bir canlı dersler, 40 dakikalık grup dersleri, 30.000’den fazla interaktif videolar, kelime öğrenme araçları, yapay zeka destekli öğretmen MiMi, quizler ve interaktif aktiviteler ile EnglishCentral, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş ve kaliteli bir eğitim planını uygun fiyatlı olarak sunmaktadır. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?

Öğretmenler Yapay Zekâ ile Üretilmiş Ödevleri Nasıl Anlar?
We Fell in Love in October – girl in red Şarkı Sözleri Türkçe Çeviri