Hepsi
Çocuklar için İngilizce
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce
Popüler Günlük İngilizce
Popüler İngilizce Gramer
Popüler İngilizce Şarkılar
Popüler Paylaşımlar
Generic selectors
Exact matches only
Ara
Search in content
Post Type Selectors
Lütfen Dil Seçin
English
Türkçe
Português
عربي
日本
Tiếng Việt
한국어
Popüler Paylaşımlar
Hepsi
Çocuklar için İngilizce
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce

İlişkilerle Alakalı İngilizce Deyimler

İnsan ilişkileri, doğası kadar nasıl ifade edildikleriyle de karmaşıktır. Biriyle ilk günden çok iyi anlaşabilir ya da tam tersine en baştan yanlış bir başlangıç yapabilirsiniz… Biriyle mesafenizi korurken bir başkasıyla adeta kediyle köpek gibi olabilirsiniz. Bunun yanı sıra, bazı ilişkilerde güç dengeleri belirgin şekilde hissedilir. Kimi zaman kontrol sizdeyken kimi zaman karşınızdaki kişinin etkisi altında kalabilirsiniz. Bu kadar çeşitli ilişki biçimleri varken, her durumu aynı kelimelerle anlatmak oldukça zordur. İngilizce ilişkiler konusunda birçok deyim bulundurarak , dilin haznesini zenginleştirmeyi başarmıştır. Bu blogda, ilişkilerle ilgili İngilizce deyimlerden bazılarını öğrenip örnekleriyle birlikte inceleyeceğiz.

EnglishCentral ile İngilizce Öğren

İngilizce öğrenirken kendi ihtiyaçlarınıza ve seviyenize odaklanmak en büyük önceliklerden biridir. EnglishCentral, kullanıcılarına İngilizce öğrenme sürecinde kişiselleştirilmiş, kapsamlı ve etkili bir destek sunan, zengin içeriklerle donatılmış bir dil öğrenme platformudur. EnglishCentral üzerinden uzman öğretmenlerimizle 7/24 özel ders yapabilirsiniz. Özel derslerinizde öğretmen, konu, tarih ve saat seçimi tamamen size aittir. Bire bir derslere ek olarak grup dersleri ile dünya üzerinden kullanıcılarla bir sınıfta buluşabilir ve ders yapabilirsiniz.

EnglishCentral, özellikle dinleme, konuşma, telaffuz ve kelime dağarcığı gibi temel dil becerilerini geliştirmek için tasarlanmış videolar ve interaktif alıştırmalar ile kullanıcıların İngilizce’yi daha doğal ve keyifli bir şekilde öğrenmelerine yardımcı olur.

EnglishCentral’ın en dikkat çeken özelliklerinden biri, kullanıcılarına dünya genelinde popüler olan film sahneleri, müzik videoları, röportajlar, haber klipleri ve eğitici içeriklerden oluşan geniş bir video kütüphanesi sunmasıdır. Bu sayede, kullanıcılar ilgi alanlarına hitap eden videoları seçerek öğrenmeyi daha eğlenceli ve kişisel hale getirebilirler. Videoların yanında sunulan altyazılar sayesinde hem dinleme hem de okuma pratiği yapılabilir, böylece öğrenciler dili doğal bir akış içinde öğrenirken anlama becerilerini güçlendirebilirler.

Platform ayrıca, her video için sunulan interaktif quizler, kelime alıştırmaları ve telaffuz çalışmaları ile öğrenmeyi pekiştirici deneyimler sunar. Örneğin, kullanıcılar videoda geçen yeni kelimeleri öğrenir ve anlamlarını pekiştirmek için interaktif testler çözebilirler. Aynı zamanda, kelime dağarcığını geliştirmek amacıyla video içindeki önemli terimler belirginleştirilir ve anlamları açıklanır, böylece kullanıcılar yeni kelimeleri doğal bir bağlam içinde öğrenme imkanı bulurlar.

İlişkilerle Alakalı 25 İngilizce Deyim

Şimdi gelin, bu deyimlerin anlamlarına ve günlük hayatta nasıl kullanıldıklarına birlikte göz atalım.

Get on like a house on fire

Anlamı: Çok iyi anlaşmak.

Örnek: We got on like a house on fire from the first day.

(Daha ilk günden çok iyi anlaştık.)

Have a soft spot for someone

Anlamı: Birine karşı özel bir sevgi/zaaf duymak.

Örnek: She has a soft spot for her younger brother.

(Erkek kardeşinin onun için ayrı bir yeri var.)

Go back a long way

Anlamı: Çok eskiden beri tanışmak.

Örnek:We go back a long way… we grew up in the same neighborhood.

(Biz çok eskiden beri tanışıyoruz… aynı mahallede büyüdük.)

Be in with

Anlamı: Birisiyle arası çok iyi olmak, yakın olmak.

Örnek: He’s in with the manager, so he can do whatever he wants.

(O patronla çok yakın olduğu için istediği her şeyi yapabiliyor.)

Get off on the wrong foot with someone

Anlamı: Biriyle kötü bir başlangıç yapmak.

Örnek: I got off on the wrong foot with my new colleague.

(Yeni iş arkadaşımla kötü bir başlangıç yaptım.)

Keep someone at arm’s length

Anlamı: Biriyle mesafeni korumak.

Örnek: Even though they made peace with each other, she still keeps him at arm’s length.

(Her ne kadar barışmış olsalar da, o hâlâ ona mesafeli davranıyor.)

They’re like cat and dog

Anlamı:Kedi köpek gibi sürekli tartışan, birbiriyle anlaşamayan kişiler.

Örnek: My siblings and I are like cats and dogs.

(Kardeşlerimle ben kediyle köpek gibiyiz.)

Rub someone up the wrong way

Anlamı: Birini sinirlendirmek, tersine gitmek.

Örnek: His attitude really rubs me up the wrong way.

(Onun tavırları beni gerçekten sinirlendiriyor.)

Be at loggerheads

Anlamı: Şiddetli anlaşmazlık içinde olmak.

Örnek: The two teams are at loggerheads over the plan.

(İki ekip plan konusunda ciddi bir anlaşmazlık içinde.)

Sworn enemies

Anlamı: Ezeli düşmanlar.

Örnek: The two families have been sworn enemies since the old argument.

(İki aile eski bir tartışmadan beri ezeli düşmanlar.)

Bend over backwards for someone

Anlamı: Biri için elinden gelenin fazlasını yapmak.

Örnek: She bent over backwards to help her friend.

(Arkadaşına yardım edebilmek için elinden gelenin fazlasını yaptı.)

Be at someone’s beck and call

Anlamı: Birinin her dediğini yapmaya hazır olmak.

Örnek: He expects his assistant to be at his beck and call.

(Asistanının her dediğini yapmaya hazır olmasını istiyor.)

Pull your weight

Anlamı: Üzerine düşeni yapmak.

Örnek: Everyone needs to pull their weight on this project.

(Herkes bu proje için üzerine düşeni yapmalıdır.)

Do your fair share

Anlamı: Payına düşeni yapmak.

Örnek: Please do your fair share of the work.

(Lütfen işte payına düşeni yap.)

Take someone under your wing

Anlamı: Birini koruyup kollamak, yol göstermek.

Örnek: Seeing her potential, the professor took the student under his wing and guided her through the research process.

(Potansiyelini fark eden profesör, öğrenciyi kanatları altına alarak araştırma sürecinde ona yol gösterdi.)

Keep tabs on someone

Anlamı: Birini yakından takip etmek.

Örnek: Parents like to keep tabs on their children.

(Ebeveynler çocuklarını yakından takip eder.)

Wear the trousers

Anlamı: İlişkide kontrolü elinde tutmak.

Örnek: Everyone knows she wears the trousers in that family.

(O ailede, onun kontrolü elinde tuttuğunu herkes biliyor.)

Be under the thumb

Anlamı: Birinin kontrolü altında olmak.

Örnek: He’s completely under his boss’s thumb.

(Tamamen patronunun kontrolü altında.)

Get your wires crossed

Anlamı: Yanlış anlaşılmak, karışıklık yaşamak.

Örnek:We got our wires crossed about the meeting time.

(Toplantı saati konusunda aramızda bir karışıklık oldu.)

Get the wrong end of the stick

Anlamı: Yanlış anlamak.

Örnek: You’ve got the wrong end of the stick… I wasn’t angry.

(Yanlış anladın, sinirli değildim.)

Be left in the dark

Anlamı: Bilgi verilmemek.

Örnek:We were left in the dark about the decision.

(Karar hakkında bize bilgi verilmedi.)

Talk at cross purposes

Anlamı: Birbirini anlamadan konuşmak.

Örnek: They were talking at cross purposes the whole time.

(Bunca zamandır birbirlerini anlamadan konuşuyorlardı.)

Go round in circles

Anlamı: Bir sonuca varamamak.

Örnek: This discussion is going round in circles.

(Bu tartışma hiçbir yere varmıyor.)

Leave things up in the air

Anlamı: Belirsiz bırakmak.

Örnek: They left the details up in the air.

(Detayları netleştirmediler.)

Birds of a feather

Anlamı: Huyu suyu bir olanlar.

Örnek:Birds of a feather, we should stick together.

(Aynı türden insanlarız, bu yüzden birbirimize tutunmalıyız.)

İlişkilerle Alakalı İngilizce Deyimler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Deyimleri ve kullanım amaçlarını öğrendiğimize göre, gelin şimdi bunlarla alakalı sıkça sorulan sorulara bir bakalım.

Be under the thumb ve wear the trousers neyi ifade eder?

Bu iki deyim ilişkilerdeki güç dengesini anlatır. Wear the trousers kontrolü elinde tutan kişiyi tanımlarken, be under the thumb başkasının etkisi veya kontrolü altında olmayı ifade eder.

Birds of a feather ne demek?

Birds of a feather, huyu suyu bir olmak anlamına gelir.

İlişki kavramı kimlerle alakalıdır?

İlişki kavramı aile, arkadaşlık, iş ve günlük hayatta etkileşim kurulan herkesle olan bağları kapsar. Bu ilişkiler yakınlık, mesafe ve güç dengeleri gibi farklı dinamiklere göre şekillenir.

Get on like a house on fire ne zaman kullanılır?

Bu deyim, iki kişinin çok kısa sürede çok iyi anlaşması durumunda kullanılır. Özellikle yeni tanışılan biriyle hızlıca kaynaşıldığında tercih edilir.

Öğrendiklerinizi pratiğe dökmek ister misiniz? İngilizce öğrenmek için ihtiyacınız olan her şeye tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz! 25 dakikalık bire bir canlı dersler, 40 dakikalık grup dersleri, 30.000’den fazla interaktif videolar, kelime öğrenme araçları, yapay zeka destekli öğretmen MiMi, quizler ve interaktif aktiviteler ile EnglishCentral, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş ve kaliteli bir eğitim planını uygun fiyatlı olarak sunmaktadır. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?

Çocuklar için İngilizce – İngilizce Hafta Sonunuzu Anlatma
I Just Might – Bruno Mars Sözleri Türkçe Çeviri