Dave, Raindance şarkısında canlı ve herkesin bağ kurabildiği sahneler çizmektedir. Bu şarkıda dikkat çekici ve tutkulu bir flörtün başlangıçları ve incelikleri resmedilmeye çalışılmaktadır. Dave, Nijeryalı müzisyen Tems ile iş birliği yaparak bu şarkıya Afrobeats eklemekte, aynı zamanda Tems’in meleksi sesiyle şarkıyı başka bir boyuta taşımaktadır. Dave ve Tems ikilisinin bu şarkısı, hikaye anlatımıyla arkadaşlıktan aşka evrilen, ilk flörtlerin heyecanı ve kapılmanın büyüsünü kendi ritmik yetenekleriyle birleştirmektedir. Bu blogda sizler için Dave ve Tems ikilisinin aşk şarkısı Raindance’in sözlerini Türkçeye çevireceğiz.
İngilizce öğrenme sürecinizi şarkılarla desteklemek, dil becerilerinizi geliştirmenin keyifli ve etkili bir yöntem olabilir. İngilizce öğrenmek için etkili ve eğlenceli yollar arayanlar için, ihtiyacınız olan her şeye tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz! 25 dakikalık bire bir canlı dersler, 40 dakikalık grup dersleri, 30.000’den fazla interaktif videolar, kelime öğrenme araçları, yapay zeka destekli öğretmen MiMi, quizler ve interaktif aktiviteler ile EnglishCentral, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş ve kaliteli bir eğitim planını uygun fiyatlı olarak sunmaktadır. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?
Dave, Tems – Raindance Sözleri Türkçe Çeviri
| English Lyrics | Türkçe Anlamı | Türkçe Okunuşu |
|---|---|---|
| Let's get the party started | Haydi partiyi başlatalım | Letz get dı parti sıtartıd |
| See you at the bar, you was hardly talkin’ | Barda seni gördüm, neredeyse hiç konuşmuyordun | Sii yu et dı bar, yu woz hardli tokın |
| That's when I knew that your heart was scarrin' | İşte tam o zaman kalbinin yaralı olduğunu anladım | Dets ven ay nu det yor hart vaz skarin |
| Friends to lovers, need a part to star in, like, "Wait, babe" | Arkadaşlıktan aşka dönüşen bir ilişki, başrol oynayabilecekleri bir role ihtiyaç duyuyorlar, "Bekle, bebeğim" gibi | Firendz tu lavırz, niid e part tu sıtar in, layk veyt beyb |
| Let me ask your pardon | Afedersiniz | Let mi ask yor pardın |
| This ain’t Gucci, this is Prada, darlin' | Bu Gucci değil, Prada canım | Dis eynt Guçi, dis iz Prada, darlin |
| If you want somethin', you can ask me, darlin' | Eğer bir istiyorsan, bana sorabilirsin sevgilim | If yu vant samtin, yu ken ask mi, darlin |
| Then you started laughin' 'cause you think I'm jokin' | Sonra gülmeye başladın çünkü şaka yaptığımı sandın | Den yu startıd lafin koz yu think aym jokın |
| But lookin’ in your eyes is the best thing | Ama gözlerine bakmak en güzel şey | Bat lukın in yor ayz iz dı best thing |
| Brake lights givin’ you the red skin | Fren ışıkları yüzünü kırmızıya boyuyor | Breyk layts givın yu dı red skin |
| You was in a bad mood from we stepped in | İçeri girdiğimiz andan beri kötü bir ruh halindeydin | Yu vaz in e bed mud from vi sitept in |
| Though you checked out 'fore we even checked in | Daha biz girmeden sen çoktan çıkmıştın | Do yu çekd aut for vi ivın çekd in |
| On the phone you gon’ vent to your best friend | Telefonda en yakın arkadaşına içini dökmeye | On dı fon yu gon vent tu yor best firend |
| The one who gave me the lecture, but I ain't gon' sweat you, babe | Bana nutuk çeken o arkadaşına, ama takmayacağım, bebeğim | Dı van hu geyv mi dı lektçır, bat ay eynt gon svet yu beyb |
| I'ma let you catch up with your boy, undress you | Erkeğinle görüşmene izin vereceğim, sonra seni soyacağım | Aym e let yu keç ap widh yor boy, andres yu |
| And let me tell you why I’ma bless you | Ve neden seni ödüllendireceğimi söyleyeyim | End let mi tel yu vay aym e bles yu |
| It's the way my mind fallin' away | Aklımın başımdan gitmesi gibi | İts dı vey may maynd folın evey |
| In my heart, I know | Kalbimde biliyorum | İn may hart, ay nou |
| You feel the same when you're with me | Benimleyken sen de aynı şeyi hissediyorsun | Yu fiil dı seym ven yor vit mi |
| You know I'm all you need | İhtiyacın olan tek şeyin ben olduğumu biliyorsun | Yu nou aym ol yu niid |
| You're where I wanna be | Olmak istediğim yer sensin | Yor ver ay vana bi |
| My darling, can't you see? | Sevgilim, göremiyor musun? | May darlin, kent yu sii? |
| I love you | Seni seviyorum | Ay lav yu |
| I love you | Seni seviyorum | Ay lav yu |
| Fell into you | Sana kapıldım | Fel intu yu |
| Say you want me in the mood | Beni modum yerindeyken istediğini söyle | Sey yu vant mi in dı muud |
| Tryna hide my feelings for you | Sana olan hislerimi saklamaya çalışıyorum | Trayna hayd may fiilings for yu |
| Don't wanna argue, not with you | Tartışmak istemiyorum, özellikle seninle | Dont vana argyu, nat vit yu |
| Tell me why you're so in denial | Söyle bana, neden hala inkar ediyorsun? | Tel mi vay yor sou in dinayıl |
| Hold me close, don't tell me goodnight | Beni sıkıca tut, bana iyi geceler deme | Hold mi klous, dont tel mi gudnayt |
| Are you down to get me? | Benimle olmak istiyor musun? | Ar yu daun tu get mi? |
| Tell me when you're ready, I'm ready (Yeah) | Hazır olduğunda söyle çünkü ben çoktan hazırım | Tel mi ven yor redi, aym redi |
| We can get into it or we can get intimate | İster işi derinleştirebiliriz, ister yakınlaşabiliriz | Vi ken get intu it or vi ken get intımıt |
| The shower when you sing in it | Duşta şarkı söylediğin halin | Dı şavır ven yu sing in it |
| Better than Beyoncé, I like the sound of fiancée | Beyoncé’den bile daha iyi, nişanlımın sesi hoşuma gidiyor | Beter den Biyonsé, ay layk dı saund ov fiyanse |
| You know, it's got a little ring to it | Biliyorsun, kulağa hoş geliyor | Yu nou, its got e lıtıl ring tu it |
| And really when I think of it | Gerçekten düşününce | End rili ven ay think of it |
| Growin' up, I didn't ever see marriages | Büyürken hiç evlilik görmedim | Grovin ap, ay didınt evır sii marıcız |
| No weddings, no horse, no carriages | Ne düğün, ne at arabası, hiçbir şey | No vedings, no hors, no kerıcız |
| I wanna do things different and change the narrative | Her şeyi farklı yapmak ve hikayeyi değiştirmek istiyorum | Ay vana du things difrınt end çeynç dı nerıtiv |
| God knows you a wild child, beautiful child, I need your help | Tanrı biliyor, sen asi ve güzelsin, yardımına ihtiyacım var | Gad novz yu e vayld çayld, biyutıfıl çayld, ay niid yor help |
| Lookin' like you come from the '90s by yourself | Sanki 90’lardan tek başına gelmiş gibisin | Lukin layk yu kam from dı nayniz bay yorself |
| My mum sixty-one and her favourite line to tell her son is | Annem 61 yaşında ve bana hep şunu söyler | May mam siksti van end hır feyvırıt layn tu tel hır san iz |
| Sometimes she wish that she had a girl (Girl) | Bazen keşke bir kızı olsaydı der | Samtaymz şi viş det şi hed e görl |
| I wanna take you back to a time, back to a trip | Seni bir zamana, bir ana geri götürmek istiyorum | Ay vana teyk yu bek tu e taym, bek tu e trip |
| You had that white wine that I never got to sip | O beyaz şarabın vardı ama ben tadına bakamadım | Yu hed det vayt vayn det ay nevır got tu sip |
| And dinner wasn't ruined 'cause you never got to pick | Akşam yemeği bozulmadı çünkü seçme şansın olmadı | End dinnır vazınt ruin koz yu nevır got tu pik |
| I know that everybody told me that I'm sick 'cause | Biliyorum herkes bana deli olduğumu söyledi çünkü | Ay nou det evribadi told mi det aym sik koz |
| It's the way my mind fallin' away | Aklımın başımdan gitmesi gibi | İts dı vey may maynd folın evey |
| In my heart, I know | Kalbimde biliyorum | İn may hart, ay nou |
| You feel the same when you're with me | Benimleyken sen de aynı şeyi hissediyorsun | Yu fiil dı seym ven yor vit mi |
| You know I'm all you need | İhtiyacın olan tek şeyin ben olduğumu biliyorsun | Yu nou aym ol yu niid |
| You're where I wanna be | Olmak istediğim yer sensin | Yor ver ay vana bi |
| My darling, can't you see? | Sevgilim, göremiyor musun? | May darlin, kent yu sii? |
| (I love you) Me and you, never let me go | (Seni seviyorum) Sen ve ben, beni asla bırakma | (Ay lav yu) Mi end yu, nevır let mi go |
| (I love you) Me and you, I'll tell you two times | (Seni seviyorum) Sen ve ben, bunu sana iki kez söylerim | (Ay lav yu) Mi end yu, ayl tel yu tu taymz |
| Me and you, never let me go | Sen ve ben, beni asla bırakma | Mi end yu, nevır let mi go |
| (I love you) Me and you, I'll tell you two times | (Seni seviyorum) Sen ve ben, bunu sana iki kez söylerim | (Ay lav yu) Mi end yu, ayl tel yu tu taymz |
| It's me and you, never let me go | Sen ve beniz , beni asla bırakma | İtz mi end yu, nevır let mi go |
| (I love you) Me and you, I'll tell you two times | (Seni seviyorum) Sen ve ben, bunu sana iki kez söylerim | (Ay lav yu) Mi end yu, ayl tel yu tu taymz |
| Me and you, never let me go | Sen ve ben, beni asla bırakma | Mi end yu, nevır let mi go |
| Me and you, I'll tell you two times | Sen ve ben, bunu sana iki kez söylerim | Mi end yu, ayl tel yu tu taymz |
| I said lean with it, rock with it (You're the only one I want) | Dedim ki onunla eğil, onunla ritme kapıl (İstediğim tek kişi sensin) | Ay sed liin vit it, rok vit it (Yor dı onli van ay vant) |
| I said lean with it, rock with it (You're the only one I want) | Dedim ki onunla eğil, onunla ritme kapıl (İstediğim tek kişi sensin) | Ay sed liin vit it, rok vit it (Yor dı onli van ay vant) |
| Finger, I can put a rock in it (You're the only one I want) | Parmağına yüzük takabilirim (İstediğim tek kişi sensin) | Fingır, ay ken put e rok in it (Yor dı onli van ay vant) |
| Banker, they can put a block in it (You're the only one, my baby) | Banka bile buna engel olamaz (Tek istediğim sensin, bebeğim) | Benkır, dey ken put e blok in it (Yor dı onli van, may beybi) |
| Said rock with it, bounce with it (You're the only one I want) | Dedim ki ritme kapıl, onunla hareket et (İstediğim tek kişi sensin) | Sed rok vit it, bauns vit it (Yor dı onli van ay vant) |
| Your left wrist, I can put my house in it (You're the only one, my baby) | Sol bileğine servetimi koyarım (Tek istediğim sensin, bebeğim) | Yor left rist, ay ken put may haus in it (Yor dı onli van, may beybi) |
| You wanna bet, babe? I can put my house in it (You're the only one I want) | İddialaşmak ister misin? Her şeyimi ortaya koyarım (İstediğim tek kişi sensin) | Yu vana bet beyb, ay ken put may haus in it (Yor dı onli van ay vant) |
| Babe, I could put my spouse in it (You're the only one, my baby) | Bebeğim, seni eşim yaparım (Tek istediğim sensin, bebeğim) | Beyb, ay kud put may spaus in it (Yor dı onli van, may beybi) |
| I said shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Dedim ki shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Ay seyd şimi şimi ya şimi, şimi-şimi, ya |
| 5'9", brown eyes, and she in it, in it | 1.75 boylarında, kahverengi gözlü ve oda içinde | Fayv nayn, braun ayz, end şi in it, in it |
| Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Şimi-şimi, ya, şimi, şimi-şimi, ya |
| 5'9", brown eyes, innit, innit | 1.75 boylarında, kahverengi gözlü, evet, evet | Fayv nayn, braun ayz,init, init |
| Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Şimi-şimi, ya, şimi, şimi-şimi, ya |
| 5'9", brown eyes, and she in-in— | 1.75 boylarında, kahverengi gözlü ve oda içinde | Fayv nayn, braun ayz, end şi in-in |
| Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Shimmy-shimmy, yay, shimmy, shimmy-shimmy, yah | Şimi-şimi, ya, şimi, şimi-şimi, ya |
| 5'9", brown eyes | 1.75 boylarında, kahverengi gözlü | Fayv nayn, braun ayz |
Dave, Tems – Raindance Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İşte bu şarkı hakkında sıkça sorulan sorular
Dave, Tems – Raindance ne anlatıyor?
Şarkı, arkadaşlıktan aşka evrilen bir ilişkiyi ve ilk flörtlerin heyecanını anlatır. Aynı zamanda tutku, yakınlaşma ve duygusal bağ kurma temaları ön plandadır.
Dave kimdir?
Dave, İngiliz rapçi ve söz yazarıdır. Güçlü hikâye anlatımı ve duygusal derinliği olan şarkılarıyla tanınır.
Tems kimdir?
Tems, Nijeryalı şarkıcı ve söz yazarıdır. Kendine özgü vokali ve Afrobeats tarzındaki müziğiyle uluslararası alanda büyük ilgi görmektedir.
Dave ve Tems neden birlikte çalıştı?
İki sanatçı, farklı müzikal kökenlerini bir araya getirerek hem ritmik hem de duygusal açıdan zengin bir parça ortaya koymak için bu projede bir araya gelmiştir.

