Başarısızlık da, en az başarmak kadar, hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Bu durumu anlatabilmek için kullanılan “yapamadı” ya da “başaramadı” gibi ifadeler çoğu zaman yetersiz kalabilir. İngilizcede, bu yetersiz ifadeleri derinleştiren birçok deyim bulunur. Bu deyimler, başarısızlık deneyimini daha doğal ve güçlü bir şekilde aktarır. Bugün sizlerle, başarısızlığı yalnızca bir eylem olarak değil, taşıdığı anlamlar üzerinden etkili kılan İngilizce deyimleri inceleyeceğiz.
EnglishCentral ile İngilizce Öğren
İngilizce öğrenirken kendi ihtiyaçlarınıza ve seviyenize odaklanmak en büyük önceliklerden biridir. EnglishCentral, kullanıcılarına İngilizce öğrenme sürecinde kişiselleştirilmiş, kapsamlı ve etkili bir destek sunan, zengin içeriklerle donatılmış bir dil öğrenme platformudur. EnglishCentral üzerinden uzman öğretmenlerimizle 7/24 özel ders yapabilirsiniz. Özel derslerinizde öğretmen, konu, tarih ve saat seçimi tamamen size aittir. Bire bir derslere ek olarak grup dersleri ile dünya üzerinden kullanıcılarla bir sınıfta buluşabilir ve ders yapabilirsiniz.
EnglishCentral, özellikle dinleme, konuşma, telaffuz ve kelime dağarcığı gibi temel dil becerilerini geliştirmek için tasarlanmış videolar ve interaktif alıştırmalar ile kullanıcıların İngilizce’yi daha doğal ve keyifli bir şekilde öğrenmelerine yardımcı olur.
EnglishCentral’ın en dikkat çeken özelliklerinden biri, kullanıcılarına dünya genelinde popüler olan film sahneleri, müzik videoları, röportajlar, haber klipleri ve eğitici içeriklerden oluşan geniş bir video kütüphanesi sunmasıdır. Bu sayede, kullanıcılar ilgi alanlarına hitap eden videoları seçerek öğrenmeyi daha eğlenceli ve kişisel hale getirebilirler. Videoların yanında sunulan altyazılar sayesinde hem dinleme hem de okuma pratiği yapılabilir, böylece öğrenciler dili doğal bir akış içinde öğrenirken anlama becerilerini güçlendirebilirler.
Platform ayrıca, her video için sunulan interaktif quizler, kelime alıştırmaları ve telaffuz çalışmaları ile öğrenmeyi pekiştirici deneyimler sunar. Örneğin, kullanıcılar videoda geçen yeni kelimeleri öğrenir ve anlamlarını pekiştirmek için interaktif testler çözebilirler. Aynı zamanda, kelime dağarcığını geliştirmek amacıyla video içindeki önemli terimler belirginleştirilir ve anlamları açıklanır, böylece kullanıcılar yeni kelimeleri doğal bir bağlam içinde öğrenme imkanı bulurlar.
Başarısızlıkla Alakalı 20 İngilizce Deyim
Bu deyimler, başarısızlığı yalnızca bir sonuç olarak değil, yanlış başlangıçlardan, tıkanmalara, ani çöküşlerden, kayıplara kadar uzanan yolculuğu çok katmanlı bir deneyim olarak ele alır. Bu yolculuğun katmanlarını İngilizce deyimlerle beraber keşfedelim.
Fall at the First Hurdle
Anlamı: Başlangıç aşamasında başarısız olmak ya da bir sorunla karşılaşmak.
Örnek: I studied so hard, but I fell at the first hurdle by forgetting the first question on the exam.
( Çok çalıştım ama sınavın ilk sorusunu unuttuğum için daha en başta tökezledim.)
Striking Out
Anlamı: Başarısız olmak veya ilerleme katedememek.
Örnek: She applied for several jobs, but she kept striking out.
(Birçok işe başvurdu ama sürekli başarısız oldu.)
Missing the Mark
Anlamı: Iskalamak, hedefe ulaşamamak.
Örnek: The movie had a great plot, yet the cast missed the mark.
(Filmin konusu çok iyiydi, ancak oyuncu kadrosu beklentiyi karşılayamadı.)
Close, but No Cigar
Anlamı: Gösterilen çabanın karşılığının alınamaması, başarmak için yetersiz kalması.
Örnek: Even though his performance impressed everyone, it was close, but no cigar.
(Her ne kadar performansıyla herkesi etkilese de, kıl payı kaybetti.)
Hitting a Brick Wall
Anlamı: Aşılması çok zor bir engel yüzünden duvara toslamak.
Örnek: She hit a brick wall while trying to fix her relationship.
(İlişkisini düzeltmeye çalışırken duvara tosladı.)
Dead in the Water
Anlamı:Suya düşmek, başarısız olmak.
Örnek: All my plans for school are dead in the water.
(Okulla ilgili bütün planlarım suya düştü.)
A Dead Loss
Anlamı: Birinin ya da bir şeyin tamamen başarısız olması, hiçbir değer taşımaması.
Örnek: Trying to convince him was a dead loss.
(Onu ikna etmeye çalışmak tamamen boşunaydı.)
Lead to a Dead End
Anlamı: Çıkmaza girmek.
Örnek: Her attempts to escape all led to a dead end.
(Kaçma girişimlerinin hepsi çıkmazla sonuçlandı.)
Fight a Losing Battle
Anlamı: Sonucu baştan belli olan bir durumla, başarı ihtimali çok düşük olmasına rağmen inatla mücadele etmek.
Örnek: He knew he was fighting a losing battle, yet he refused to let her go.
(Sonucunun olumsuz olduğunu bilmesine rağmen onu bırakamıyordu.)
The Dice Are Loaded Against You
Anlamı: Birinin ya da bir olayın şansın aleyhine olması ve başarısızlığa uğraması.
Örnek: I had to win that case, but all the dice were loaded against me.
(Davayı kazanmam gerekiyordu ama her şey aleyhimde işledi.)
Going Off the Rails
Anlamı: Kontrolü kaybetmek, yoldan çıkmak.
Örnek: Although her life went off the rails, she still found a way to have fun.
( Hayatı kontrolden çıkmış olsa da, yine de eğlenmenin bir yolunu buldu.)
Make a Pig’s Ear of Something
Anlamı:Bir işi ya da görevi kötü yapmak, eline yüzüne bulaştırmak.
Örnek: They tried to fix the bride’s hair, but they made a pig’s ear of it.
(Gelinin saçını düzeltmeye çalışırken iyice ellerine yüzlerine bulaştırdılar.)
The Wheels Fall Off
Anlamı: İşlerin bir anda kötüye gitmesi, kontrolden çıkması.
Örnek: I started the new year strong, but the wheels fell off already.
(Yeni yıla iyi başlamıştım ama işler şimdiden rayından çıktı.)
Falling Flat
Anlamı: Tamamen başarısız olmak, hayal kırıklığı yaratmak.
Örnek: Your joke fell flat, and no one even smiled; they just stared at you.
(Şakan tam bir rezaletti, kimse gülümsemedi bile; öylece sana baktılar.)
Crashing and Burning
Anlamı: Büyük bir çöküşle yıkımı deneyimlemek.
Örnek: After the accusation, his career crashed and burned.
(Suçlamadan sonra kariyeri yandı, bitti, kül oldu.)
Go Down in Flames
Anlamı: Bir şeyin yerle bir olması.
Örnek: The campaigns went down in flames.
( Kampanyalar yerle bir oldu.)
Go Up in Smoke
Anlamı: Ansızın kaybolmak ya da kaybetmek.
Örnek: My years of hard work went up in smoke.
( Yıllarımın emeği ansızın uçup gitti.)
Wipe Out
Anlamı:Tamamen yok etmek.
Örnek: After she spoke to the manager, all of her hopes were wiped out.
(Müdürle konuşmasından sonra bütün umutları yok olmuştu.)
Bite The Dust
Anlamı: Birinin ya da bir şeyin sonunun gelmesi, tamamen kaybetmesi veya başarısız olması.
Örnek: Many countries bit the dust during the Great Depression.
(Büyük Buhran zamanında birçok ülke iflas etti.)
Go Belly Up
Anlamı: Bir organizasyon, şirket veya planın tamamen başarısız olması ya da batması.
Örnek: Our European travel plan went belly up after the economic crisis.
(Ekonomik krizden sonra Avrupa tatil planımız suya düştü.)
Başarısızlıkla Alakalı İngilizce Deyimler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Deyimleri ve kullanım amaçlarını öğrendiğimize göre gelin şimdi bunlarla alakalı sıkça sorulan sorulara bir bakalım.
İngilizce deyim ne demek?
İngilizcede deyim için ‘’idiom’’ kelimesi kullanılıyor.
‘’A Dead Loss’’ ne demek?
Biri ya da bir şeyin tamamen başarısız olması, hiçbir değerinin olmaması.
Başarısızlık İngilizcede ne demek?
İngilizcede ‘’başarısızlık’’ için ‘’failure’’ kelimesi kullanılır.
Deyimler en az kaç kelimeden oluşur?
Deyimler en az iki kelimeden oluşmalıdır.
Öğrendiklerinizi pratiğe dökmek ister misiniz? İngilizce öğrenmek için ihtiyacınız olan her şeye tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz! 25 dakikalık bire bir canlı dersler, 40 dakikalık grup dersleri, 30.000’den fazla interaktif videolar, kelime öğrenme araçları, yapay zeka destekli öğretmen MiMi, quizler ve interaktif aktiviteler ile EnglishCentral, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş ve kaliteli bir eğitim planını uygun fiyatlı olarak sunmaktadır. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?


