Hepsi
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce
Popüler Günlük İngilizce
Popüler İngilizce Gramer
Popüler İngilizce Şarkılar
Popüler Paylaşımlar
Popüler Paylaşımlar
Hepsi
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce

İngilizce Atasözleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

İngilizce atasözleri nelerdir? İngilizce en çok kullanılan atasözleri ve anlamları nedir? İngilizce atasözü nedir ve nasıl kullanılır? İngilizce en yaygın atasözleri hangileridir? Her olay ve durumda kullanılabilecek atasözleri geçmişte yaşamış kişilerin söyledikleri öğüt niteliğindeki sözlerdir. Bazı atasözleri evrensel olmalarının yanı sıra bazı atasözleri de kullanıldığı kültüre aittir. Türkçede olduğu gibi İngilizcede de atasözleri bulunmaktadır. Atasözlerin anlamlarına bilmek ve gerektiğinde kullanmak dil geliştirme açısından çok önemlidir. Bu içeriğimizde sizin için İngilizce Atasözleri, Türkçe anlamları ve Örnek kullanımlarını derledik.

İngilizce Atasözü Nedir ve Nasıl Kullanılır?

Atasözleri geçmişten günümüze gelen ve biriken tecrübelerin sonucunda oluşan kısa ve özlü sözlerdir. Bu sözler, toplum tarafından benimsenerek ortak olarak kullanılmaya başlamıştır. Atasözleri bir toplumun duygu, düşünce, inanç ve kültür yapısını yansıtır. Atasözlerinin kim ve kimler tarafından söylendiği bilinmediği için anonim özellik taşır. İngilizce atasözleri topluma mâl olmuş, toplum tarafından benimsenmiş ve geçmişten günümüze dek birikimli bir şekilde günümüze ulaşmış kısa ve özlü sözlerdir. Atasözlerini bir düşünceyi açıklarken ya da savunurken kullanabilirsiniz.

İngilizcedeki En Yaygın 15 Atasözünü Öğrenin

İngilizcede de tıpkı kendi dilimize benzer olarak birçok atasözü bulunmaktadır. Bu atasözlerinin bazılarının çevirisi aynı anlamı vermeyebilir. Buna ek olarak bazı atasözleri çoğu dilde ortak olarak kullanılmaktadır. Sizin için İngilizcedeki en yayın 15 atasözünü ve örnek kullanımlarını derledik.

1. “You can’t judge a book by its cover.”
Anlamı: “Kimseyi dış görünüşüne göre yargılayamazsın” anlamına gelmektedir.

Örnek Kullanım:
“The candidate did not look very intelligent, but you can’t judge a book by its cover.
(Aday pek zeki görünmüyordu ama bir kişiyi dış görünüşüne göre yargılayamazsınız.)

2. “Better late than never.”
Anlamı: Türkçedeki “Geç olsun güç olmasın” atasözüne karşılık gelmektedir.

Örnek Kullanım:
“I know the many difficulties there are, but it is better late than never, so do it now.”
(Birçok zorluğun olduğunu biliyorum ama geç olsun güç olmasın, öyleyse şimdi yap.)

3. “Learn to walk before you run.”
Anlamı: Daha zor bir işi yapmadan önce temellerini öğrenmek anlamında kullanılır. “Koşmadan önce yürümeyi öğren.” anlamına gelmektedir. Zor konulara direkt atılmak yerine adım adım gidilmesini önerirken kullanılır.

Örnek Kullanım:
“The plan will gradually get the company the revenue that they need to sustain in this market but you need to learn to walk before you run.
(Plan, şirkete bu pazarda sürdürmek için ihtiyaç duyduğu geliri kademeli olarak sağlayacak, ancak koşmadan önce yürümeyi öğrenmeniz gerekiyor.)

4. “Two heads are better than one.”
Anlamı: Türkçede “Akıl akıldan üstündür.” atasözüne karşılık gelmektedir. Her zaman bir olayı tek başına çözmeye çalışmaktansa fikir almanın, farklı bir bakış açısına başvurmanın daha doğru olacağını vurgulamak için kullanılır.

Örnek Kullanım:
Two heads are better than one. My sister and I shared lots of ideas to make mum’s party a success.”
(Akıl akıldan üstündür. Kız kardeşim ve ben, annemin partisinin güzel olması için pek çok fikir paylaştık.)

5. “Easy come, easy go.”
Anlamı: Türkçede “Haydan gelen huya gider.” atasözüne karşılık gelmektedir. Kolay ve hileli bir şekilde kazanılan para gibi şeylerin kolayca elden çıkacağını vurgular.

Örnek Kullanım:
“I lost £500 in a card game last night, but that’s life – easy come, easy go.
(Dün gece bir iskambil oyununda 500 sterlin kaybettim ama hayat bu – haydan gelen huya gider.)

6. “First come, first served.”
Anlamı: “İlk gelen ilk alır.” veya informal olarak “Sona kalan dona kalır.” anlamına gelmektedir. Türkçedeki “Erken kalkan, yol alır.” atasözüne karşılık gelmektedir. Aynı zamanda “İlk gelen ilk alır” manasında da kullanılmaktadır. Yapacaklarına erkenden başlayan kişilerin daha avantajlı olduğunu söylemek için kullanılır.

Örnek Kullanım:
“Tickets will be issued on a first come first served basis.”
(Biletler ilk gelen ilk alır esasına göre düzenlenecektir.)

7. “My hands are tied.”
Anlamı: Herhangi bir durum karşısında bir şey yapamayacak oluşumuzu anlatır. “Elim kolum bağlı” anlamına gelmektedir.

Örnek Kullanım:
“I’d like to help you, but my hands are tied.
(Sana yardım etmek isterdim ama elim kolum bağlı.)

8. “Actions speak louder than words.”
Anlamı: Türkçedeki “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” atasözüne karşılık gelmektedir. Daha informal olarak da “lafa değil icraate bak” anlamına gelmektedir. Bu atasözü bir kişinin nasıl biri olduğunun sözlerinden değil yaptığı işlerden belli olacağını vurgulamak için kullanılır.

Örnek Kullanım:
“He keeps saying he loves me, but actions speak louder than words.
(Beni sevdiğini söyleyip duruyor ama ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.)

9. “Honesty is the best policy.”
Anlamı: Türkçeye çevirince “Dürüstlük en iyi yoldur.” anlamına gelmektedir. Her zaman dürüst olmanın en iyi yol olduğunu vurgulamak için kullanılır.

Örnek Kullanım:
“He realized honesty is the best policy and told them what really happened to their car.”
(Dürüstlüğün en iyi yol olduğunu anladı ve onlara arabalarına gerçekte ne olduğunu anlattı.)

10. “Rome wasn’t built in a day.”
Anlamı: Bu atasözü Türkçeye birebir çevrildiği zaman “Roma bir günde kurulmadı.” anlamına gelmektedir. Türkçedeki “sabreden derviş muradına ermiş” atasözüne denk düşmektedir. Önemli şeylerin gerçekleşmesi için zaman ihtiyaç olduğunu ve sabırlı olmak gerektiğini vurgular.

Örnek Kullanım:
“She asked me why the report wasn’t finished yet so I reminded her that Rome wasn’t built in a day.
(Bana raporun neden henüz bitmediğini sordu, ben de ona Roma’nın bir günde inşa edilmediğini hatırlattım.)

11. “Curiosity kills the cat.”
Anlamı: “Merak kediyi öldürür.” anlamına gelmektedir. Sizi ilgilendirmeyen bir şey hakkında çok fazla meraklanırsanız işleri karıştırabileceğiniz anlamında kullanılmaktadır.

Örnek Kullanım:
“Let’s not try to find out what happened to him. Curiosity kills the cat.
(Ona ne olduğunu öğrenmeye çalışmayalım. Merak kediyi öldürür.)

12. “It’s better to be safe than sorry.”
Anlamı: Bu atasözü, “Pişman olacağına sağlamcı davran.” anlamına gelmektedir. Türkçedeki “Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak daha iyidir” atasözüne denk düşmektedir. Dikkatli olup önlem almanın önemini vurgulamak için kullanılır. Yaptığınız işi uzatacak olsa bile ilerideki problemlere karşı tedbir alınması gerektiğini anlatır.

Örnek Kullanım:
“I know it’s sunny now, but better safe than sorry.
(Şimdi havanın güneşli olduğunu biliyorum, ama pişman olacağına sağlamcı davran.)

13. “Don’t bite off more than you can chew.”
Anlamı: Türkçedeki “Boyundan büyük işlere kalkışma.” atasözüne karşılık gelmektedir. Kendi limitinizin üstünde bir sorumluluk almamak gerektiğini vurgular.

Örnek Kullanım:
“Be careful not to bite off more than you can chew. You’re going to have to take a day off sometime!”
(Boyundan büyük işlere kalkışmamaya dikkat edin. Bir gün izin almanız gerekecek!)

14. “Many hands make light work.”
Anlamı: Türkçedeki “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” atasözüne karşılık gelmektedir. Aynı zamanda “birlikten kuvvet doğar” anlamına da gelmektedir. Zor bir işi bitirirken birlikte çalışarak daha kolay bitirilebileceği anlamına gelmektedir.

Örnek Kullanım:
“It’s a big job, but many hands make light work.
(Bu büyük bir iş ama bir elin nesi var, iki elin sesi var.)

15. “It’s the tip of the iceberg.”
Anlamı: Türkçeye çevrildiğinde “Bu sadece buzdağının görünen kısmı.” anlamına gelmektedir. Bu atasözü ileride karşımıza çıkacak zorluklardan şu an karşılaştığımızın en küçüğü olduğunu ve daha büyük dertlerimizin de olabileceğini vurgular. Bunlara ek olarak, yaşadığımız veya gözlemlediğimiz olayların yüzeysel olabileceğini ve daha derin altyapıya sahip olduğunu anlatır.

Örnek Kullanım:
“Her success is just the tip of the iceberg, she had to fight very hard to get to the position where she’s at, and we just didn’t see that.”
(Başarısı buzdağının sadece görünen kısmı, bulunduğu konuma gelmek için çok mücadele etmesi gerekti ve biz bunu göremedik.)

İngilizce Atasözleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları ile İlgili Sık Sorulan Sorular

İngilizce atasözü nedir?

İngilizce atasözü “adage” anlamına gelmektedir.

İngilizce atasözleri nerelerde kullanılır?

İngilizce atasözleri bir düşünceyi açıklarken ya da savunurken kullanılır.

İngilizce “Geç olsun, güç olmasın.” nasıl söylenir?

İngilizce geç olsun, güç olmasın: “better late than never” şeklinde söylenir.

İngilizce “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” nasıl söylenir?

İngilizce bir elin nesi var, iki elin sesi var: “many hands make light work” şeklinde söylenir.

İngilizce Atasözleri, Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları ile ilgili öğrendiklerinizi pratiğe dökmek ister misiniz? Dilerseniz EnglishCentral’da bulunan 20.000’den fazla interaktif video derslerini inceleyebilir, kelime dağarcığınızı geliştirip telaffuz pratiği yapabilirsiniz. Dilerseniz öğrendiklerinizi canlı ve birebir İngilizce özel ders sırasında kişisel İngilizce öğretmeniniz ile tekrar edebilirsiniz. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?

Yorum yapın