Hepsi
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce
Popüler Günlük İngilizce
Popüler İngilizce Gramer
Popüler İngilizce Şarkılar
Popüler Paylaşımlar
Popüler Paylaşımlar
Hepsi
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce

İngilizce Komik Sözler ve Türkçe Anlamları

İngilizce Komik Sözler

İngilizcenizi geliştirirken eğlenmek mi istiyorsunuz? İngilizce konuşurken söyleyecek komik şeyler mi arıyorsunuz? O zaman bu içerik tam size göre! Sizin için İngilizce en komik ve eğlenceli sözleri ve bu İngilizce komik sözlerin Türkçe anlamlarını derledik.

9 out of 10 voices in my head tell me I’m crazy. The tenth is just humming.

Kafamdaki seslerin 10’undan 9’u bana delirdiğimi söylüyor. Onuncusu sadece mırıldanıyor.

A pessimist is someone who has spent too much time listening to optimists.

Bir pesimist sadece bir optimisti dinlemekle çok zaman geçirmiş birisidir.

Don’t you hate it when someone answers their own questions? I do.

Sen de birisi kendi sorularına cevap verince sinirlenmiyor musun? Ben sinirleniyorum.

Every woman should marry an archeologist, because the older she gets, the more he’ll love her.

Her kadın bir arkeologla evlenmeli çünkü ne kadar yaşlanırsa kocası onu daha çok sevecektir.

I used to think I was indecisive. But now I’m not so sure.

Eskiden kararsız bir insan olduğumu düşünürdüm. Ama şimdi emin değilim.

I can tell when people are being judgmental just by looking at them.

İnsanların yargılayıcı olduklarını sadece onlara baktığımda anlayabilirim.

The next time you buy a donut, complain that there’s a hole in it.

Bir daha donut aldığında içinde bir delik olduğundan şikayet et.

I’ve always thought air was free. That is, I did until I went out and bought a bag of crisps.

Havanın ucuz olduğunu düşünürdüm, ta ki bir paket cips alana kadar.

Don’t worry if plan A fails. There are 25 more letters in the alphabet!

Plan A başarısız olursa endişelenme. Alfabede 25 harf daha var!

Earth is like an insane asylum for the universe.

Dünya evrenin akıl hastanesi gibi.

Sure, alcohol doesn’t solve any problems. But then again, neither does milk.

Tabii, alkol hiçbir sorunu çözmez. Ama sütün de problem çözdüğü görülmemiştir.

Always remember that you’re unique…just like everyone else is.

Her zaman özel olduğunu hatırla… geri kalan herkes gibi.

The rotation of the Earth really makes my day.

Dünyanın dönüşü günümü gün ediyor.

I sold my vacuum cleaner because all it was doing was gathering dust.

Elektrikli süpürgemi sattım çünkü yaptığı tek şey toz toplamaktı.

I don’t really need a hairstylist since my pillow gives me a new hairstyle every morning.

Aslında yeni bir kuaföre ihtiyacım yok çünkü yastığım her sabah bana yeni bir saç modeli yapıyor.

Communist jokes aren’t funny unless everyone gets them.

Komünist şakaları herkes anlamazsa komik olmuyor.

I have a clean conscience. I haven’t used it once.

Temiz bir vicdanım var. Bir kere bile kullanmadım.

Just take my advice because I’m not going to use it.

Sana verdiğim tavsiyeyi al çünkü ben kullanmayacağım.

You’re in the wrong lane when everything is coming at you.

Her şey üstüne geldiğinde yanlış şerittesindir.

If we were on a plane about to crash and only had one parachute, I promise I’d give an amazing speech at your funeral.

Eğer düşmek üzere olan bir uçakta olsaydık ve yalnızca bir paraşütümüz olsaydı, sana söz veriyorum cenazende harika bir konuşma yapardım.

If your friends don’t make fun of you, they’re not really your friends.

Eğer arkadaşların seninle dalga geçmiyorsa gerçekten arkadaş değilsinizdir.

I’d be happy to give you a shoulder to cry on, except I don’t want my shoulder to get wet.

Sana ağlayacak bir omuz vermeyi çok isterdim ama omzumun ıslanmasını istemiyorum.

There are three different types of people. Those who can count, and those who can’t.

Dünyada üç farklı insan vardır. Sayabilenler ve sayamayanlar.

My wallet is like an onion, opening it makes me cry.

Cüzdanım bir soğan gibi, açmak beni ağlatıyor.

Papercut: A tree’s final moment of revenge.

Kağıt kesiği: Bir ağacın son intikam anı.

Lazy people fact #2347827309018287. You were too lazy to read that number.

Tembel insanlar hakkında bilgi #2347827309018287. O numarayı okuyamayacak kadar tembelsin.

Friends buy you food. Best friends eat your food.

Arkadaşlar sana yemek alır. En yakın arkadaşlar senin yemeğini yer.

I’m not running away from hard work, I’m too lazy to run.

Ağır işten kaçmıyorum, kaçamayacak kadar tembelim.

If I won the award for laziness, I would send somebody to pick it up for me.

Eğer tembellik için bir ödül kazansaydım, ödülü benim için alsın diye başkasını gönderirdim.

Maybe if we tell people the brain is an app, they’ll start using it.

Belki insanlara beynin bir uygulama olduğunu söylersek kullanmaya başlarlar.

My bed is a magical place where I suddenly remember everything I forgot to do.

Yatağım yapmayı unuttuğum her şeyi hatırladığım büyülü bir yer.

Some people are like clouds. When they go away, it’s a brighter day.

Bazı insanlar bulutlar gibi. Gittikleri zaman günüm aydınlanıyor.

Seeing a spider in my room isn’t scary. It’s scary when it disappears.

Odamda örümcek görmek korkutucu değil. Kaybolduğu zaman korkunç.

I could agree with you, but then we’d both be wrong.

Seninle aynı fikirde olabilirdim ama o zaman ikimiz de yanlış olurduk.

Always follow your heart, but remember to bring your brain along.

Her zaman kalbini takip et, ama beynini de yanına almayı unutma.

It’s alright if you don’t agree with me, I can’t force you to be right.

Benimle aynı fikirde olmak istemiyorsan sorun yok, seni doğru olmaya zorlayamam.

If people are talking behind your back, be happy that you are the one in front.

Eğer insanlar arkandan konuşuyorsa, öndeki kişi olduğun için mutlu ol.

I’m not arguing, I’m just telling you why you’re wrong.

Tartışmıyorum, sadece neden senin yanlış olduğunu söylüyorum.

The only relationship I have is with my Wifi. We have a connection.

Sahip olduğum tek ilişki Wifi’ımla. Aramızda bir bağlantı var.

Square box, round pizza, triangle slices, now that’s confusing.

Kare kutu, yuvarlak pizza, üçgen dilimler, işte bu kafa karıştırıcı.

We are going to be best friends forever, besides you already know too much.

Sonsuza kadar en yakın arkadaşlar olacağız, hem zaten çok şey biliyorsun.

I’m not lazy, I’m on power saving mode.

Tembel değilim, düşük güç modundayım.

Yesterday I did nothing and today I’m finishing what I did yesterday.

Dün hiçbir şey yapmadım ve bugün dün başladığım işi bitiriyorum.

Do you believe in love at first sight, or should I walk by again?

İlk görüşte aşka inanır mısın yoksa yanında tekrar mı geçeyim?

People say you can’t live without love, but I think oxygen is more important.

İnsanlar aşk olmadan yaşanmaz diyor, bence oksijen daha önemli.

My boss is like a baby, screams and wakes me up every half hour.

Patronum bir bebek gibi, çığlık atıyor ve beni her yarım saate bir uyandırıyor.

Never judge a book by its movie.

Bir kitabı asla filmine göre yargılama.

Don’t worry, the spider is smaller than you. Yeah, so is a grenade.

Endişelenme örümcek senden daha küçük, evet bir el bombası da öyle.

If you can’t remember my name, just say ‘chocolate’ and I’ll turn around.

Adımı hatırlayamazsan ‘çikolata’ de ve arkama dönerim.

I don’t like morning people, or mornings, or people.

Sabah insanlarını sevmiyorum, ya da sabahları, ya da insanları.

Nine out of ten people love chocolate, and the 10th person is always lying.

On insandan dokuzu çikolata seviyordur ve onuncu insan her zaman yalan söylüyordur.

I’m not weird, I’m just limited edition.

Garip değilim, sadece sınırlı sayıda üretildim.

I am too lazy to be lazy.

Tembel olmak için çok tembelim.

Yes, officer, I saw the speed limit, I just didn’t see your car.

Evet memur bey hız limitini gördüm, sadece sizin arabanızı görmedim.

There are no stupid questions, just stupid people.

Aptalca sorular yoktur sadece aptalca insanlar vardır.

I have a new hairstyle today, it’s called ‘I tried.’

Bugün yeni bir saç stilim var, ismi ‘Denedim.’

I’m multitasking: I can listen, ignore and forget at the same time.

Aynı anda birden fazla işi yapabiliyorum: aynı anda dinleyebiliyorum, görmezden gelebiliyorum ve unutabiliyorum.

To the guy who created imaginary numbers in math: I hate you.

Matematikte hayali sayıları yaratan adama: Senden nefret ediyorum.

I never apologize. I’m sorry, but that’s just the way I am.

Asla af dilemem. Özür dilerim ama ben de böyleyim.

He who wakes up early, yawns all day long.

Erken uyanan bütün gün esner.

I tried looking at the bright side of life, but it hurt my eyes.

Hayatın aydınlık tarafına bakmayı denedim ama gözlerimi acıttı.

I’m not here to judge, I’m just pointing out all the mistakes you’re making.

Buraya yargılamak için gelmedim, yalnızca yaptığın bütün hataları gösteriyorum.

To make time fly, throw your watch out the window.

Zamanın uçup gitmesini istiyorsan saatini camdan dışarı at.

Never test how deep the water is with both feet.

Asla suyun derinliğini iki ayağınla kontrol etme.

I’m so good at sleeping that I can do it with my eyes closed.

Uyumada o kadar iyiyim ki gözüm kapalı bile yapabilirim.

Life is always rocky when you’re a gem.

Sen bir cevhersen hayat her zaman engebelidir.

I don’t need anger management, you just need to stop making me angry.

Öfke kontrolüne ihtiyacım yok, sadece senin beni sinirlendirmemeye ihtiyacın var.

I put my phone in airplane mode, but it’s not flying.

Telefonumu uçak moduna aldım ama telefonum uçmuyor.

Your eyes water when you yawn, because you miss your bed and it makes you sad.

Esnediğinde gözlerin sulanır çünkü yatağını özlüyorsun ve bu da seni üzüyor.

Pleasing everyone, that’s impossible. Making everyone angry, piece of cake.

Herkesi tatmin etmek imkansızdır ama herkesi kızdırmak, çantada keklik.

Whoever said great things come in small packages hasn’t seen my big screen TV.

İyi şeyler küçük paketlerde gelir lafını kim söylemişse büyük ekran televizyonumu görmemiştir.

Life is like a very long TV show, without a remote control.

Hayat fazlasıyla uzun bir televizyon şovu gibi, uzaktan kumanda olmadan.

A bald spot is like a lie, the bigger it gets the harder it is to cover it up.

Kel nokta yalan gibidir, büyüdükçe üstünü kapatması zorlaşır.

I’m in desperate need of a 6-month vacation, twice a year.

Yılda iki kere altı aylık bir tatile o kadar ihtiyacım var ki.

Be strong, I whispered to my WiFi signal.

Güçlü ol diye fısıldadım Wifi sinyalime.

My room is like the Bermuda triangle, stuff goes in and is never seen again.

Odam Bermuda Şeytan Üçgeni gibi, giren şeyler bir daha asla görünmüyor.

You never know what you have, until you clean your closet.

Elinde neler olduğunu dolabını temizleyene kadar bilemezsin.

‘Revenge’ sounds so mean, that’s why I prefer to call it ‘Returning the favor.’

‘İntikam’ kulağa çok kaba geliyor, bu yüzden ben ‘iyiliğin karşılığını vermek’ demeyi tercih ediyorum.

I just wanted you to know that somebody cares. Not me, but somebody does.

Sadece birisinin seni umursadığını bilmeni istedim. Ben değilim, ama birisi umursuyordur.

I heard a great joke about amnesia but I forgot it.

Amnezi hakkında harika bir şaka duymuştum ama unuttum.

İngilizce Komik Sözler ve Türkçe Anlamları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

İngilizce komik sözler ve Türkçe anlamlarını nerelerde kullanabilirim?

İngilizce komik sözler ve Türkçe anlamlarını Whatsapp, Instagram, Twitter gibi sosyal medya uygulamalarında kullanmanın yanı sıra İngilizce konuşurken konuşmanıza renk ve zenginlik katmak için de kullanabilirsiniz.

İngilizce komik sözler ve Türkçe anlamları İngilizcemi geliştirir mi?

İngilizce komik sözler ve Türkçe anlamları içinde kelime oyunları barındırdıkları için İngilizcenizi hem eğlenerek hem de öğrenerek geliştirmenize yardımcı olur.

İngilizcede ‘komik söz’ ne demektir?

İngilizcede ‘komik söz’ kelimesinin karşılığı ‘funny phrases’ olarak çevrilir.

İngilizce komik sözler ve Türkçe anlamlarını kimin yazdığı belli mi?

İngilizce komik sözler ve Türkçe anlamları çoğunlukla internet üzerinde anonim olarak yazılmış kalıplardan oluşuyor olsa da bazı sözler ünlü kişiler tarafından söylenmiştir.

İngilizce komik sözler ile ilgili öğrendiklerinizi pratiğe dökmek ister misiniz? Dilerseniz EnglishCentral’da bulunan 20.000’den fazla interaktif video derslerini inceleyebilir, kelime dağarcığınızı geliştirip telaffuz pratiği yapabilirsiniz. Dilerseniz öğrendiklerinizi canlı ve birebir İngilizce özel ders sırasında kişisel İngilizce öğretmeniniz ile tekrar edebilirsiniz. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?

Yorum yapın