Amerika’da hızla yükselen ama yerli olmayan İngiliz PinkPantheress ve İsveçli Zara Larsson, birlikte seslendirdikleri “Stateside” şarkılarıyla Amerikalı oğlanlara seslendiler. Birbirinden yetenekli bu iki genç müzisyen, genç kızların yabancı sevgilileri için kıtalar bile değiştirecek kadar tutkulu olan aşklarını yansıttılar. Stateside (2025), farklı kültürler arasında kurulan ilişkilerin heyecanını, mesafelerin yarattığı özlemi ve bu mesafeye rağmen devam eden güçlü bağları gözler önüne seriyor. Aynı zamanda gençlik, özgürlük ve keşfetme duygusu da şarkının atmosferine eşlik ediyor. Bu blogda sizlerle birlikte PinkPantheress ve Zara Larsson ikilisinden Stateside şarkısının sözlerinin türkçe çevirisini inceleyeceğiz.
İngilizce öğrenme sürecinizi şarkılarla desteklemek, dil becerilerinizi geliştirmenin keyifli ve etkili bir yöntem olabilir. İngilizce öğrenmek için etkili ve eğlenceli yollar arayanlar için, ihtiyacınız olan her şeye tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz! 25 dakikalık bire bir canlı dersler, 40 dakikalık grup dersleri, 30.000’den fazla interaktif videolar, kelime öğrenme araçları, yapay zeka destekli öğretmen MiMi, quizler ve interaktif aktiviteler ile EnglishCentral, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş ve kaliteli bir eğitim planını uygun fiyatlı olarak sunmaktadır. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?
PinkPantheress, Zara Larsson – Stateside + Zara Larsson Sözleri Türkçe Çeviri
| English Lyrics | Türkçe Anlamı | Türkçe Okunuşu |
|---|---|---|
| I'm freezing outside, I feel my skin tight | Dışarıda donuyorum, kanım çekilmiş gibi hissediyorum | Aym friizıng autsayd, ay fiil may skin tayt |
| My coat is inside, but I look up at you | Montum içeride ama ben sana bakıyorum | May kout iz insayd, bat ay luk ap et yu |
| I tracked your plane ride for when you're in tonight | Bu gece ne zaman burada olacağını anlamak için uçuş biletlerinin izin sürdüm | Ay trekt yor pleyın rayd for ven yor in tunayt |
| Tell me, when is the next time I'll run into you? (Oh) | Söylesene bana, seni bir daha ne zaman göreceğim? | Tel mi, ven iz dı nekst taym ayl ran intu yu |
| It sounds insane, right? (Uh-huh) | Kulağa çılgınca geliyor, değil mi? | İt saundz inseyn, rayt |
| I'll take the same flight (mm, uh-huh) | Aynı uçuşa bineceğim | Ayl teyk dı seym flayt |
| Wait at your bedside (uh-huh) | Yatağının yanında bekleyeceğim | Veyt et yor bedsayd |
| I'll land right next to you | Tam yanına ineceğim | Ayl lend rayt nekst tu yu |
| I'm going stateside (uh-huh) | Amerika’ya gidiyorum | Aym goin steytsayd |
| Where I'll see you tonight (mm, uh-huh) | Bu gece seni göreceğim yere | Ver ayl sii yu tunayt |
| Tell me, how did a girl like me get into you? (Yeah, oh) | Söyle bana, benim gibi bir kız sana nasıl aşık oldu? | Tel mi, hav did e görl layk mi get intu yu |
| You can be my American, ha, ha, ha, ha | Sen benim Amerikalım olabilirsin, ha, ha, ha, ha | Yu ken bi may Amerikın |
| (You can be my American, ha, ha, ha, ha) | Sen benim Amerikalım olabilirsin, ha, ha, ha, ha | Yu ken bi may Amerikın |
| Is it right? I don't know | Bu doğru mu? Bilmiyorum | İz it rayt, ay dont nov |
| Yet you're taking my control | Ama kontrolümü ele geçiriyorsun | Yet yor teykın may kontrol |
| Never been abroad before | Daha önce hiç yurt dışına çıkmadım | Nevır bin ebırod bifor |
| Now I'm knocking through your door | Şimdi ise kapını çalıyorum | Nau aym noking tru yor dor |
| But you're nice, so I'll stay | Yine de naziksin , o yüzden kalacağım | Bat yor nays, sou ayl stey |
| Never met a British girl, you say? | Hiç İngiliz bir kızla tanışmadığını mı söylüyorsun? | Nevır met e Britiş görl, yu sey |
| No one treats me this way | Kimse bana böyle davranmadı | No van triits mi dis vey |
| Are all boys out here the same? | Buradaki tüm erkekler aynı mı? | Ar oll boys aut hir dı seym? |
| What can I say? (Uh-huh) What can I do? (Uh-huh) | Ne diyebilirim? Ne yapabilirim? | Vat ken ay sey (Aha) vat ken ay du (Aha) |
| I'm tryna be the girl that you're talking to (uh, uh-huh) | Senin konuştuğun kız olmaya çalışıyorum | Aym trayna bi dı gırl det yor tokıng tu |
| And maybe you can be my American ha, ha boy | Ve belki sen de benim Amerikalı ha ha oğlanım olabilirsin | End meybi yu ken bi may Amerikın ha, ha boy |
| You can be my American ha, ha boy | Sen benim Amerikalım ha ha oğlanım olabilirsin | Yu ken bi may Amerikın ha, ha boy |
| Why can't you say that you want it too? (Uh-huh, uh-huh) | Neden seninde istediğini söyleyemiyorsun? | Vay kent yu sey det yu vant it tu? |
| I'm flying intercontinental with you (you) | Seninle kıtalararası uçuyorum (seninle) | Aym fılaying interkontinentıl vit yu (yu) |
| And maybe you can be my American ha, ha boy | Ve belki sen de benim Amerikalı ha ha oğlanım olabilirsin | End meybi yu ken bi may Amerikın ha, ha boy |
| You can be my American, ha, ha | Sen benim Amerikalım olabilirsin | Yu ken bi may Amerikın |
| All those years I put in for the American Dream | Amerikan rüyası için harcadığım onca yıl | Ol dhoz yirs ay put in for dı Amerikın driim |
| Is it worth all the work if you can't be here with me? (Me) | Eğer benimle burada olamıyorsan, tüm bu çabaya değer mi? (benimle) | İz it vört ol dı vork if yu kent bi hir vit mi (Mi) |
| Cause I fly Stockholm to LA | Çünkü Stockholm’den Los Angeles’a uçuyorum | Koz ay fılay Stokholm tu el-ey |
| Leave my feelings on the plane | Hislerimi uçakta bırakıyorum | Liiv may fiilings on dı pleyın |
| Worries fade away (Fade away) | Endişeler yok oluyor (Yok oluyor) | Voriz feyd evey (Feyd evey) |
| When I hit the stage | Sahneye çıktığımda | Ven ay hit dı siteyç |
| I've been touring stateside | Amerika’da turneye çıkıyorum | Aiv bin turing steytsayd |
| Kissing my Swedish boy over FaceTime | İsveçli sevgilimi FaceTime’dan öpüyorum | Kising may Sivediş boy ovır Feystaym |
| Who knew opening up would make me a headline? | İçimi açmanın beni manşet yapacağını kim bilebilirdi? | Hu nuv oupıning ap vud meyk mi e hedlayn? |
| Boots, that's my ego boost | Çizmelerim, benim özgüven kaynağım | Buuts, dets may igo buust |
| Schedule ain't been loose for a minute | Programım uzun zamandır bir dakika için bile boş değil | Skedjul eynt bin luus for e minit |
| Yeah, I'm that girl, I've been it, ah-ah, ah-ah, ah-ah, ah-ah, ah-ah, | Evet, ben o kızım, hep öyleydim | Ye, aym det görl, aiv bin it |
| What can I say? (Uh-huh) What can I do? (Uh-huh) | Ne diyebilirim? Ne yapabilirim? | Vat ken ay sey (Aha) vat ken ay du (Aha) |
| I'm tryna be the girl that you're talking to (You're talking to, baby) | Senin konuştuğun kız olmaya çalışıyorum (Konuştuğun, bebeğim) | Aym trayna bi dı gırl det yor tolking tu (Yor tolking tu, beybi) |
| And maybe you can be my American ha, ha boy (Ah-ah-ah) | Ve belki sen de benim Amerikalı ha ha oğlanım olabilirsin | End meybi yu ken bi may Amerikın ha, ha boy |
| You can be my American ha, ha boy (Boy) | Sen benim Amerikalım ha ha oğlanım olabilirsin | Yu ken bi may Amerikın ha, ha boy |
| Why can't you say that you want it too? (Uh-huh) | Neden seninde istediğini söyleyemiyorsun? | Vay kent yu sey det yu vant it tu? |
| I'm flying intercontinental with you | Seninle kıtalararası uçuyorum (seninle) | Aym fılaying interkontinentıl vit yu (yu) |
| And maybe you can be my American ha, ha boy (Hey, boy) | Ve belki sen de benim Amerikalı ha ha oğlanım olabilirsin ( Hey, çocuk) | End meybi yu ken bi may Amerikın ha, ha boy ( Hey, boy) |
| You can be my American, ha, ha | Sen benim Amerikalım olabilirsin | Yu ken bi may Amerikın |
| Is it right? I don't know | Bu doğru mu? Bilmiyorum | İz it rayt, ay dont nov |
| But you're taking my control | Ama kontrolümü ele geçiriyorsun | Yet yor teykın may kontrol |
| Never been abroad before | Daha önce hiç yurt dışına çıkmadım | Nevır bin ebırod bifor |
| Now I'm knocking through your door | Şimdi ise kapını çalıyorum | Nau aym noking tru yor dor |
| But you're nice, so I'll stay | Yine de naziksin, o yüzden kalacağım | Bat yor nays, sou ayl stey |
| Never met a Swedish girl, you say? | Hiç İsveçli bir kızla tanışmadığını mı söylüyorsun? | Nevır met e Sivediş görl, yu sey |
| No one treats me this way | Kimse bana böyle davranmadı | No van triits mi dis vey |
| Are all boys out here the same? | Buradaki tüm erkekler aynı mı? | Ar oll boys aut hir dı seym? |
PinkPantheress, Zara Larsson – Stateside + Zara Larsson Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İşte bu şarkı hakkında sıkça sorulan sorular
“Stateside” ne demek?
“Stateside”, Amerika’da olmak ya da Amerika’ya gitmek anlamına gelir. Şarkıda bu ifade, coğrafi mesafeyi ve kültürel farklılıkları temsil eder.
PinkPantheress ve Zara Larsson bu şarkıda neyi temsil ediyor?
İki sanatçı, farklı ülkelerden gelen ama benzer duyguları yaşayan karakterleri temsil eder. Bu da şarkıya evrensel bir aşk hikayesi hissi kazandırır.
PinkPantheress kimdir?
PinkPantheress, İngiliz şarkıcı ve söz yazarıdır. Özellikle kısa, akılda kalıcı şarkıları ve drum & bass etkili pop tarzıyla tanınır.
PinkPantheress’in gerçek adı nedir?
PinkPantheress’in gerçek adı Victoria Beverley Walker’dır.

