Hepsi
Çocuklar için İngilizce
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce
Popüler Günlük İngilizce
Popüler İngilizce Gramer
Popüler İngilizce Şarkılar
Popüler Paylaşımlar
Generic selectors
Exact matches only
Ara
Search in content
Post Type Selectors
Lütfen Dil Seçin
English
Türkçe
Português
عربي
日本
Tiếng Việt
한국어
Popüler Paylaşımlar
Hepsi
Çocuklar için İngilizce
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce

Tenis ile Alakalı İngilizce Terimler

Kendine özgü bir dili olan tenis, dünyanın en popüler sporlarından biri. Wimbledon ya da US Open’ı İngilizce izlediyseniz, deuce, ace, rally ya da break point gibi kelimeleri duymuş ve tam olarak ne anlama geldiklerini merak etmiş olmanız mümkün. Hatta “love” sıfır demektir ve aşkla hiçbir ilgisi yoktur. Bu yüzden skor sistemi bile ilk başta kulağa garip gelir. İster kendi kulübünüzde oynayın, ister maçları televizyondan takip edin, İngilizce tenis terimlerini bilmek işinizi epey kolaylaştıracaktır. Bu yazımızda en sık kullanılan İngilizce tenis terimlerini açıklamaları ve örnek cümleleriyle birlikte bir araya getirdik. Böylece kort içinde de dışında da bu spor hakkında kendinize güvenerek konuşabilirsiniz.

EnglishCentral ile İngilizce Öğren

İngilizce öğrenirken kendi ihtiyaçlarınıza ve seviyenize odaklanmak en büyük önceliklerden biridir. EnglishCentral, kullanıcılarına İngilizce öğrenme sürecinde kişiselleştirilmiş, kapsamlı ve etkili bir destek sunan, zengin içeriklerle donatılmış bir dil öğrenme platformudur. EnglishCentral üzerinden uzman öğretmenlerimizle 7/24 özel ders yapabilirsiniz. Özel derslerinizde öğretmen, konu, tarih ve saat seçimi tamamen size aittir. Bire bir derslere ek olarak grup dersleri ile dünya üzerinden kullanıcılarla bir sınıfta buluşabilir ve ders yapabilirsiniz.
EnglishCentral, özellikle dinleme, konuşma, telaffuz ve kelime dağarcığı gibi temel dil becerilerini geliştirmek için tasarlanmış videolar ve interaktif alıştırmalar ile kullanıcıların İngilizce’yi daha doğal ve keyifli bir şekilde öğrenmelerine yardımcı olur.
EnglishCentral’ın en dikkat çeken özelliklerinden biri, kullanıcılarına dünya genelinde popüler olan film sahneleri, müzik videoları, röportajlar, haber klipleri ve eğitici içeriklerden oluşan geniş bir video kütüphanesi sunmasıdır. Bu sayede, kullanıcılar ilgi alanlarına hitap eden videoları seçerek öğrenmeyi daha eğlenceli ve kişisel hale getirebilirler. Videoların yanında sunulan altyazılar sayesinde hem dinleme hem de okuma pratiği yapılabilir, böylece öğrenciler dili doğal bir akış içinde öğrenirken anlama becerilerini güçlendirebilirler.
Platform ayrıca, her video için sunulan interaktif quizler, kelime alıştırmaları ve telaffuz çalışmaları ile öğrenmeyi pekiştirici deneyimler sunar. Örneğin, kullanıcılar videoda geçen yeni kelimeleri öğrenir ve anlamlarını pekiştirmek için interaktif testler çözebilirler. Aynı zamanda, kelime dağarcığını geliştirmek amacıyla video içindeki önemli terimler belirginleştirilir ve anlamları açıklanır, böylece kullanıcılar yeni kelimeleri doğal bir bağlam içinde öğrenme imkanı bulurlar.

Teniste Kullanılan İngilizce Terimler ve Örnek Cümleler

TerimAnlamı
ServeHer sayıyı başlatan vuruş; topun servis karesine düşmesi gerekir; servis.
AceRakibin raketiyle dokunamayacağı kadar hızlı ve isabetli atılan servis; as.
FaultServis karesine girmeyen ya da file takılan servis; hatalı servis.
Double faultÜst üste iki hatalı servis; bu durumda servis atan oyuncu sayıyı kaybeder; çift hata.
Foot faultServis atarken ayağın dip çizgiye basması ya da çizgiyi geçmesiyle verilen hata; ayak hatası.
LetFilenin üstüne değip yine de servis karesine düşen servis; servis tekrar atılır.
ForehandBaskın taraftan, genellikle tek elle yapılan vuruş; düz vuruş.
BackhandBaskın olmayan taraftan, tek ya da çift elle yapılan vuruş; ters vuruş.
GroundstrokeTop bir kez sektikten sonra yapılan her türlü vuruş; yerden vuruş.
VolleyTop yere düşmeden, genellikle fileye yakın yapılan vuruş; vole.
Half-volleyTop sektikten hemen sonra, daha çok alçakken yapılan vuruş; yarım vole.
Smash (overhead)Havada yüksekte gelen topa baş üstünden yapılan sert vuruş; smaç.
LobFiledeki rakibin başının üzerinden aşırtılan yüksek vuruş; aşırtma.
Drop shotFileyi zar zor geçip hemen düşen ve rakibi öne koşmaya zorlayan yumuşak vuruş.
SliceYukarıdan aşağıya hareketle geri dönüş verilen, sektikten sonra alçak kalan vuruş; kesik vuruş.
TopspinTopa aşağıdan yukarı fırça hareketiyle verilen ileri dönüş; top hızla düşer ve yüksek seker; üst dönüş.
RallyBir sayı içinde oyuncular arasında geçen uzun vuruş alışverişi; ralli.
WinnerRakibin hiç ulaşamadığı ve sayıyı bitiren vuruş; sayı getiren vuruş.
Unforced errorRakipten gerçek bir baskı gelmeden, kolay bir topta yapılan hata; zorlanmadan yapılan hata.
BaselineKortun en arkasındaki çizgi; oyuncuların çoğu buradan ralli yapar; dip çizgi.
Service line / boxServisin geçerli sayılması için düşmesi gereken çizgi ve alan; servis çizgisi / servis karesi.
Alley (tramlines)Kortun iki yanındaki, yalnızca çiftlerde kullanılan dar şerit; koridor.
LoveTenis skorunda sıfır; örneğin "forty–love" (kırk–sıfır).
Deuce40–40 skoru; oyunu almak için üst üste iki sayı kazanmak gerekir; düs.
Advantage (Ad)Deuce'tan sonra kazanılan ve oyuncuyu oyunu almaya bir sayı yaklaştıran sayı; avantaj.
Game, set, matchSkorun üç basamağı; sayılar oyunu, oyunlar seti, setler maçı oluşturur.
Break (of serve)Servisi karşılayan oyuncunun kazandığı oyun; servis kırma.
Tiebreak6–6 durumunda seti kimin alacağını belirleyen özel oyun.
Match pointBir oyuncuya maçı kazandıracak olan sayı; maç sayısı.
Grand SlamYılın en büyük dört turnuvası: Avustralya Açık, Roland Garros, Wimbledon ve US Open.

Örnek Cümleler

He has a powerful serve, so his opponent rarely wins a point on the return.
(Çok güçlü bir servisi var, bu yüzden rakibi karşılamada nadiren sayı alıyor.)
She hit three aces in a single game.
(Tek bir oyunda üç as attı.)
His first serve was a fault, but the second one landed in.
(İlk servisi hatalıydı ama ikincisi içeri girdi.)
A double fault at 30–40 cost him the game.
(30–40’ta yaptığı çift hata ona oyunu kaybettirdi.)
The umpire called a foot fault because his toe crossed the baseline.
(Ayağı dip çizgiyi geçtiği için hakem ayak hatası verdi.)
The ball touched the net, so the umpire called a let and he served again.
(Top fileye değdi, hakem “let” dedi ve oyuncu servisi tekrar attı.)
Her forehand is the strongest shot in her game.
(Düz vuruşu, oyununun en güçlü vuruşu.)
He switched to a two-handed backhand when he was a teenager.
(Gençlik yıllarında çift elle ters vuruşa geçti.)<br />
Both players stayed at the back of the court and traded groundstrokes.
(İki oyuncu da kortun arkasında kalıp yerden vuruşlarla karşılıklı oynadı.)
He came to the net and finished the point with a volley.
(Fileye çıktı ve sayıyı voleyle bitirdi.)
That half-volley was an incredible piece of timing.
(O yarım vole inanılmaz bir zamanlama işiydi.)
She jumped and hit a smash that ended the rally.
(Sıçrayıp ralliyi bitiren bir smaç vurdu.)
He was out of position, so he played a defensive lob.
(Pozisyonu bozulmuştu, bu yüzden savunma amaçlı bir aşırtma yaptı.)
The drop shot caught his opponent completely by surprise.
(Drop shot rakibini tamamen hazırlıksız yakaladı.)
She used a low slice to change the rhythm of the point.
(Sayının ritmini değiştirmek için alçak bir kesik vuruş kullandı.)
He generates so much topspin that the ball bounces above shoulder height.
(O kadar çok üst dönüş veriyor ki top omuz hizasının üstünde seker.)
That rally lasted more than twenty shots!
(O ralli yirmi vuruştan fazla sürdü!)
She ended the match with a cross-court winner.
(Maçı çapraz bir sayı vuruşuyla bitirdi.)
He lost the set because of too many unforced errors.
(Çok fazla kolay hata yaptığı için seti kaybetti.)
She usually plays from the baseline rather than coming forward.
(Genellikle öne çıkmak yerine dip çizgiden oynuyor.)
The serve landed just outside the service box.
(Servis, servis karesinin hemen dışına düştü.)
In doubles, you can also use the alley on each side of the court.
(Çiftlerde kortun iki yanındaki koridorları da kullanabilirsiniz.)
The first set ended six–love.
(İlk set altı–sıfır bitti.)
The game went to deuce four times before she finally won it.
(Oyunu kazanana kadar skor dört kez düse geldi.)
He saved the break point and took the advantage.
(Break sayısını kurtardı ve avantajı aldı.)>
She won the match in straight sets, six–four, six–two.
(Maçı altı–dört, altı–iki ile setlerde kayıp vermeden kazandı.)
A break in the final game decided the whole set.
(Son oyundaki bir servis kırma bütün seti belirledi.)
The set went to a tiebreak after both players held serve.
(İki oyuncu da servislerini koruyunca set tiebreak‘e gitti.)
He saved two match points before turning the match around.
(Maçı çevirmeden önce iki maç sayısı kurtardı.)
Winning all four Grand Slam titles in one year is extremely rare.
(Dört Grand Slam‘i aynı yıl içinde kazanmak son derece nadirdir.)

Tenis ile Alakalı İngilizce Terimler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Teniste sıfıra neden “love” denir?

Bunun kesin bir cevabı yok ancak en yaygın açıklama sıfırın şeklinin yumurtaya benzemesi ve Fransızca yumurta anlamına gelen l’œuf kelimesinin zamanla İngilizcede “love”a dönüşmüş olabileceğidir. Bir başka görüş ise kelimeyi, sayı için değil onur için oynama fikriyle ilişkilendirir.

“Deuce” ile “advantage” arasındaki fark nedir?

Deuce, 40–40 skorudur. Bir sonraki sayıyı kazanan oyuncu avantajı alır ve oyunu kazanmak için tek bir sayıya ihtiyacı kalır. O sayıyı kaybederse skor yeniden deuce’a döner.

“Break point” ne anlama gelir?

Break point, servisi karşılayan oyuncunun rakibinin servisinde oyunu kazanmasını sağlayacak sayıdır. Servis atan oyuncu normalde avantajlı olduğu için servis kırmak çoğu zaman setin dönüm noktasıdır.

“Forced error” ile “unforced error” arasındaki fark nedir?

Rakibin vuruşunun çok güçlü olması ve bu yüzden topu karşılamanızın mümkün olmadığı duruma forced error ve rahat bir topta, karşı taraftan gerçek bir baskı gelmeden yaptığınız hataya unforced error denir.

Öğrendiklerinizi pratiğe dökmek ister misiniz? İngilizce öğrenmek için ihtiyacınız olan her şeye tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz! 25 dakikalık bire bir canlı dersler, 40 dakikalık grup dersleri, 30.000’den fazla interaktif videolar, kelime öğrenme araçları, yapay zeka destekli öğretmen MiMi, quizler ve interaktif aktiviteler ile EnglishCentral, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş ve kaliteli bir eğitim planını uygun fiyatlı olarak sunmaktadır. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?

Taylor Swift – Patient Zero Sözleri Türkçe Çeviri
Manifest – TRALALA Sözleri Türkçe Çeviri