Hepsi
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce
Popüler Günlük İngilizce
Popüler İngilizce Gramer
Popüler İngilizce Şarkılar
Popüler Paylaşımlar
Generic selectors
Exact matches only
Ara
Search in content
Post Type Selectors
Lütfen Dil Seçin
English
Türkçe
Português
عربي
日本
Tiếng Việt
한국어
Popüler Paylaşımlar
Hepsi
Günlük İngilizce
İngilizce Gramer
İngilizce Şarkılar
Kurumsal İngilizce

Will ve Going To Konu Anlatımı: Will ve Be Going To Farkı Nedir

İngilizce öğrenirken karşılaştığımız bazı yapılar vardır ki birbirlerine çok benzedikleri için sıklıkla karıştırılırlar. “Wil”l ve “Be Going To” ise gerek ikisi de gelecek zaman için kullanılan yapılar olmaları, gerek de birbirinin yerine geçecek şekilde kullanılabilmeleri dolayısıyla belki de en sık karıştırılan ve aslında çok kolay bir şekilde aralarındaki farkı görebileceğimiz iki farklı yapıdır. Peki nedir bu ikilinin birbirinden farkı? Gelin birlikte göz atalım!

Will ve Going To Konu Anlatımı: Will ve Going To Farkı Nedir?

Çoğu zaman, özellikle de günlük konuşmada gelecekten bahsederken bu iki yapı da birbiri yerine hiçbir probleme sebep olmadan geçebilir birbiri yerine kullanılabilir. Ancak resmi yazım kullanımı gerektiren durumlarda aralarındaki farka dikkat etmek çok daha doğru bir kullanım gerçekleştirmenizi sağlayacaktır. İşin özünde will daha çok yakın zamanda verilen kararlar, kesin gerçekleşecek gelecek olaylar ve tahminler için kullanılırken, going to genel olarak önceden planlanmış etkinlikler/olaylar için kullanılır.

Will Kullanım Yerleri

Teker teker inceleyerek başlayalım. Bildiğiniz gibi gelecekten bahsederken kullanılan en sık ve en temel yardımcı fiil, “will” dir. Will’in kullanıldığı özel durumların en başında, konuşma anında ya da çok yakın zamandan verilen gelecek kararları gelir. Örneğin annenizle evde oturuyorsunuz ve birden kapı çaldı. Annenizle birbirinize baktınız ve bakışlarınızla anlaştıktan sonra o an vermiş olduğunuz ve gelecekteki birkaç saniye içerisinde gerçekleştireceğiniz o eylemi söyleyeceksiniz: Kapıyı ben açacağım! İşte bu ve bunun gibi konuşma anında verilen yakın geleceğe dair kararlardan bahsederken will kullanıyoruz. Maddeler halinde inceleyelim:

Konuşma anında verilen yakın geleceğe dair kararlardan bahsederken kullanılır:

The door knocks
(Kapı çalar)
I will open the door mum!
(Kapıyı açacağım anne! )
You are about to leave the house and your mum comes holding a garbage bag on her hand
(Evden çıkmak üzeresiniz ve anneniz elinde bir çöp poşeti ile geliyor)
Mum: Can you throw the garbage on your way out?
(Anne: Çıkarken çöpleri atabilir misin?)
You: Okay mummy I will throw the garbage.
(Siz: Tamam anne çöpü atacağım.)

Kesin gerçekleşecek gelecek olaylardan bahsederken kullanılır:

The sun will rise tomorrow.
(Güneş yarın doğacak.)
I will be 25 years old tonight.
(Bu gece 25 yaşında olacağım.)
He will go to school tomorrow.
(Yarın okula gidecek.)
She will be happy with her exam results.
(Sınav sonuçlarından memnun olacaktır.)
They will take the bus to the South next week.
(Gelecek hafta Güney’e giden otobüse binecekler.)

Tahminler için kullanılır:

I think Manchester United will win tomorrow’s match.
(Bence yarınki maçı Manchester United kazanır.)
I think artificial intelligence will replace humanity in 50 years.
(Bence yapay zeka 50 yıl sonra insanlığın yerini alacak.)
I believe that my father will retire soon.
(Babamın yakında emekli olacağına inanıyorum.)
His friends argue that this new album will be very popular.
(Arkadaşları bu yeni albümün çok popüler olacağını iddia ediyor.)
I don’t think I will make it to the meeting.
(Toplantıya yetişebileceğimi sanmıyorum.)

Be Going To Kullanım Yerleri

“Be Going To” yine gelecekten bahsederken kullanımına başvurduğumuz bir yapı. Ancak “will”den farklı olarak “be going to” yapısını önceden planlanmış etkinlikler/olaylar için kullanabiliriz. Örneğin yine annenizle evde oturuyorsunuz ve anneniz size bugün akşam yemeği için bir planınız olup olmadığını sordu. Ancak siz arkadaşlarınızla bir akşam yemeği planı yapmıştınız. Bu durumda annenize akşam için planınızdan bahsederken “be going to” kullanmalısınız.

Gelecekte olacak planlı bir etkinlikten bahsederken “be going to” kullanılır:

Last week, they decided they are going to get married in December.
(Geçen hafta Aralık ayında evlenmeye karar verdiler.)
I am going to finish my homework this week.
(Bu hafta ödevimi bitireceğim.)
We are going to do some research on the project tonight.
(Bu gece proje hakkında biraz araştırma yapacağız.)
She said that he is going to listen to some live music tonight at 8.
(Bu akşam 8’de biraz canlı müzik dinleyeceğini söyledi.)
They are going to buy some chocolate cake for her birthday.
(Doğum günü için biraz çikolatalı kek alacaklar.)

Gelecekte bir şeyin olacağına dair herhangi bir delil bulunursa “be going to” kullanılır:

You’re going to fall if you don’t tie your shoelaces.
(Ayakkabı bağlarını bağlamazsan düşeceksin.)
Look at how fast that car is going, it is going to cause an accident.
(Şu arabanın ne kadar hızlı gittiğine bakın, bir kazaya neden olacak.)
It’s going to snow again soon.
(Yakında tekrar kar yağacak.)
Look out! He’s going to break that glass.
(Dikkat! O camı kıracak.)
We are going to fall down if we keep walking on ice.
(Buz üzerinde yürümeye devam edersek düşeceğiz.)

Geleceğe dair tahminlerden bahsederken kullanılır

The weather report says it is going to rain tomorrow.
(Hava raporu yarın yağmur yağacağını söylüyor.)
The sky is very black. It’s going to snow.
(Gökyüzü çok siyah. Kar yağacak.)
I am going to miss the train.
(Treni kaçıracağım.)
I crashed my father’s car, I don’t think my father is going to be very happy!
(Babamın arabasıyla kaza yaptım, babamın pek mutlu olacağını sanmıyorum!)
I am going to faint from hunger.
(Açlıktan bayılacağım.)

Will ve Be Going To Örnekleri

Birbirine pek çok anlamda bu kadar benzeyen bu iki kalıbı örneklerle anlamaya çalışmak çok daha kola olacaktır. Aşağıda Will ve Be Going To farkını daha iyi anlayabilmeniz adına birkaç örnek sıraladık.

A:”Are you busy this evening?”
(“Bu akşam meşgul müsün?”)

B:”Yes, I’m going to go to the movies.” (A plan that I made earlier)
(“Evet, sinemaya gideceğim.” (Daha önceden yapmış olduğum bir plan)

A:”Are you busy this evening?”
(“Bu akşam meşgul müsün?”)

B: I will just lay on my cozy couch with my cat (I do not have a plan I decided I will do this tonight upon hearing the question)
(Kedimle sıcacık kanepemde uzanacağım (bir planım yok, soruyu duyunca bu gece yapmaya karar verdim)
They are going to go to his parents’ house this week. (This is a plan made earlier than the time of speaking)
(Bu hafta ailesinin evine gidecekler. (Konuşma zamanından önce yapılmış bir plandır)

I think it is going to rain – I just felt a drop. (There is an evidence signaling that it is going to rain)
(Sanırım yağmur yağacak – Sadece bir damla hissettim.) (Yağmur yağacağına dair bir işaret var)

I have an upset stomach, I don’t think I am going to meet my friends tonight. (There is an evidence signaling that I cannot hang out with my friends tonight)
(Midem bulanıyor, bu akşam arkadaşlarımla buluşacağımı sanmıyorum.) (Bu gece arkadaşlarımla takılamayacağımı gösteren bir kanıt var)

I believe I will become the hardest working student in my classroom. (It is a guess -notice the “I believe…”)
(Sınıfımdaki en çalışkan öğrenci olacağıma inanıyorum. (Bu bir tahmindir – “İnanıyorum…” ifadesine dikkat edin)

I will go to school. (It will happen for sure)
(Okula gideceğim. (Kesinlikle olacak)

Maddy: There’s no sugar.
(Maddy: Şeker yok.)
Jim: Then, I’ll go and get some.
(Jim: O zaman gidip biraz alayım.)

“What would you like to eat?”
(“Ne yemek istersin?”)

“I will have some sushi please.”
(“Biraz suşi alacağım lütfen.”)

Is my brother Sam coming here soon?
(Kardeşim Sam yakında buraya gelecek mi?)

Yes, I am going to pick him up from the station tomorrow.
(Evet, yarın onu istasyondan alacağım.)

I am going to open the door in a minute as my order will arrive soon.
(Siparişim birazdan geleceği için birazdan kapıyı açacağım.)

Look at the clouds, it is going to rain soon.
(Bulutlara bak, birazdan yağmur yağacak.)

I decided that I am going to start taking ice skating lessons.
(Buz pateni dersleri almaya başlamaya karar verdim.)

I will win this competition if I answer one more question correctly.
(Bir soruyu daha doğru cevaplarsam bu yarışmayı kazanacağım.)

We will not drive regular cars in the future.
(Gelecekte normal araba kullanmayacağız.)

I will live alone with my cats in 5 years.
(5 yıl sonra kedilerimle yalnız yaşayacağım)

I’m going to watch some anime after dinner.
(Akşam yemeğinden sonra biraz anime izleyeceğim)

I am not going to go to class today because I have a doctor’s report.
(Bugün doktor raporum olduğu için derse gitmeyeceğim)

I’m not going to watch the show tonight.
(Bu akşam diziyi izlemeyeceğim)

You are not going to finish your homework on time if you keep writing so slowly.
(Bu kadar yavaş yazmaya devam edersen, ödevini zamanında bitiremezsin)

Will ve Be Going To Benzerlikleri

Farkettiyseniz hem “will” hem de “be going to” geleceğe dair tahminlerde kullanılabilir. Bu tahminlerde kesinlik payı olmasına gerek yoktur ve kişisel tahminler de olabilir.

Will ve Going To Konu Anlatımı: Will ve Be Going To Farkı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular:

Will ve Be going to neye göre kullanılır?

Will ve Be Going To gelecek zamandan bahsederken kullanılır. Genelde will kullanılırken geleceğe dair konuşma anında verilen kararlardan bahsedilirken, be going to kullanılırken geleceğe dair konuşma anından önce planlanmış olan kararlardan/olaylardan bahsedilir.

Will ve Be Going To hangi zaman?

Will ve Be Going To gelecek zamandan bahsederken kullanılır.

Will ve Be Going To hangi tense?

Will ve Be Going To gelecekten bahsederken, sıklıkla future simple tense ile kullanılırlar.

Will ve Be Going To arasındaki temel fark nedir?

Her iki yapıyı da gelecekten bahsederken kullanabiliriz ancak bu iki yapı arasındaki en temel fark gelecekteki gerçekleştirilecek olan kararın verildiği zamandır. Karar konuşma anında verilmişse “will,” konuşma anından önce planlanmış/verilmiş bir karardan bahsederken “be going to” kullanmaktayız.

Öğrendiklerinizi pratiğe dökmek ister misiniz? İngilizce öğrenmek için ihtiyacınız olan her şeye tek bir platform üzerinden ulaşabilirsiniz! 25 dakikalık bire bir canlı dersler, 40 dakikalık grup dersleri, 30.000’den fazla interaktif videolar, kelime öğrenme araçları, yapay zeka destekli öğretmen MiMi, quizler ve interaktif aktiviteler ile EnglishCentral, kullanıcılarına kişiselleştirilmiş ve kaliteli bir eğitim planını uygun fiyatlı olarak sunmaktadır. Hemen EnglishCentral’a kayıt olup İngilizce öğrenmeye başlamaya ne dersiniz?

Modern Talking – You’re My Heart, You’re My Soul Şarkı Sözleri Türkçe Çeviri
İngilizcede Yer Edatları Konu Anlatımı, Kullanımı ve Örnek Cümleleri